Miss Turkey 2017 birincisi Itır Esen Oldu?

Bu akşam düzenlenen Miss Turkey 2017 finali ile nihayet beklenen birincide açıklanmış oldu. Yarışmada Türkiye’nin en güzeli olmak için tam 20 genç kız yarıştı. Yarışmanın birincisi olan Itır Esen Kim şimdi yarışmanın takipçileri de bu sorunun yanıtını arıyorlar. Haberimizin ayrıntılarında Itır Esen’e dair bilgilere yer verdiğimiz gibi yarışmanın detayları konusunda da siz değerli takipçilerimizi aydınlatmak istedik.

Miss Turkey 2017 yarışmasında ülkemizi Polonya Amerika ve Çin’de temsil edecek olan güzeller de belirlenmiş oldu. Yarışmanın birincisi 1999 doğumlu olan Itır Esen kazandı. Itır ülkemizi Çin’de düzenlenecek olan Miss World güzellik yarışmasında temsil edecek. Bilindiği üzere Miss World dünyanın da yakından takip ettiği güzellik yarışmaları arasında yer alıyor ve buradan alınacak bir derece hem yarışmacımız hem de ülkemiz için oldukça önemli. Miss Turkey 2017 yarışmasında ikinci olan Aslı Sümen ise ülkemizi Amerika’da düzenlenen güzellik yarışmasında temsil edecek. Yarışmanın üçüncüsü Pınar Tartan ise Polonya’da ülkemizi temsil etmek için hak kazanmış bulunuyor.

Evet, yarışmanın birincisi belirlendi ancak birinci olan Itır Esen kim bu sorunun yanıtı da merak ediliyor.

Itır Esen Kimdir?

Itır Esen ismini sanıyorum ki eski Yeşilçam filmlerini takip edenler çok iyi bileceklerdir. Çünkü bir döneme damgasını vuran dönemin genç mankeni Itır Esen’in yeğeni. Yani bir anlamda isim benzerliğinden kaynaklanmıyor diyebiliriz. Itır Esen 18 yaşında ve 1,80 boya sahip. Ülkemizde özellikle bayanlar için yaş ortalamasını ele aldığımızda bir bayan için uzun boylu denilecek. İstanbul’ da doğdu ve eğitimini en son İstanbul Üniversitesi, H.A.Yücel Eğitim Fak. İngilizce öğretmenliği, 1. Sınıf öğrencisi olarak sürdürüyor. Yaklaşık olarak üç yıldır podyumda boy gösteriyor ve bugüne kadar da Zeynep Tosun, Özgür Masur, Meltem Özbek, Çiğdem Akın, Zeynep Erdoğan gibi pek çok ünlünün defilesinde görev aldı.

MİSS TURKEY 2017

Yarışmanın birincisi Itır Esen oldu, ikincisi Aslı Sümen ve üçüncüsü ise Pınar Tartan oldu. Yarışma Beyoğlu İstiklal Caddesinde bulunan Grand Pera Emek Sahnesinde düzenlendi.

 

2 El Araç Alım Satımında Yeni Dönem

Bilindiği üzere uzun zaman öncesinden bu yana özellikle konut ve otomobil piyasasında ciddi anlamda bir çalışma yapılıyordu. Sonunda bu çalışmanın da sonuçları yavaş yavaş ortaya çıkmaya başladı. Devrim niteliğinde görülen bu çalışmanın değişikliği ise Başbakanlığa sunuldu. Yapılan yeni düzenlemede ilk öne çıkan konu ise ikinci el bir aracın on bin kilometreye kadar garantisinin istenilebileceği oldu.

İkinci el piyasasında düzenlemeye gidiliyor

Gümrük bakanlığının başlatmış olduğu çalışma ikinci el alacak olanları ve satacakları hatta kiralama hizmetinde de bulunacaklara yeni kurallar getirecek.  Düzenleme başbakanlığa gönderildi. Düzenlemenin amacı insanların aldıkları araçlar konusunda kendilerini daha güvende hissetmeleri satıcının da bu konuda alıcıyı kandırma işlemine başvurmaması. Bu da demek olacak ki burada galeri ve emlakçılara ciddi anlamda bir sorumluluk düşüyor. Bundan önceki alım satım işlemlerin ve halen devam eden duruma göre emlakçılar ve galericiler satış yapıldıktan sonra olacaklardan sorumlu tutulmuyor. Bu da insanların bir anlamda birbirlerine olan güven sorununu meydana getiriyor.

10 BİN KM GARANTİ

İkinci el araç alacakların bundan sonraki dönemde aslında daha şanslı olacakları da biliniyor. 10 bin kilometre garantisi bir araç için ciddi derece de önemli. Eğer ki düzenleme kabul edilirse galericiler sattıkları araçlar için bir arıza ve kaza bilgilerinin yer aldığı künye oluşturmak zorunda olacaklar.

İkinci el ev satışlarına baktığımızda ise bura imar, zemin etüdü, satın alınan binanın yaşı gibi bilgilerin yer aldığı bir künyenin oluşturulması gerekiyor. Bu da bir anlamda komisyoncuların işlerini yaparken daha dikkatli ve şeffaf yapmasını sağlayacak. Bir diğer güzel tarafı ise komisyon rakamlarına bir standart getiriliyor olması.

ELEKTRONİK ORTAMDA SAKLANACAK

Günümüz teknolojisinin pek çok alanda kendisini yenilediği ve kolaylık sağladığını görebiliyoruz. Bu anlamda yukarıda bahsetmiş olduğumuz garanti ve sorumluluk çerçevesinde satış sonrasında ya da kiralama sonrasında bilgi sistemi oluşturulacak. Bu sistemin amacı ise yapılan her türlü işlemin bilgisayar üzerinde elektronik olarak kayıtlı tutulması.  Galericilerle ve emlakçılar için esnaf belgesi alınması gerekecek. Ancak emlakçıların çalışma şartlarının düzenlendiği bir takım kurallarda uygulanacak.

Türkiye’de Teknolojinin Anlamı ve Önemi

Türk insanının teknolojiye olan tutkusu, cep telefonlarının çıkmasıyla birlikte saman alevi gibi büyümüş, günümüze kadar yükselerek gelmiştir. Ancak gelişmiş ülkelerde olan teknoloji düşkünlüğü gibi kaliteli olmayan bu bağımlılık, insanlara zarar veren biçimde ve seviyededir. Türkiye’de teknolojinin anlamı ve önemi aslında çok basit bir şekilde açıklanabilir. Ancak biraz detaya inmek ve irdelemek istiyorum. Teknolojinin aslında cebimizdeki veya elimize yapışmış olan cep telefonlarından, yüksek GB’lı oyunları oynamakla kısıtlı olmadığına biraz değinmemiz, belki birkaç kişiyi doğru bir yere çekmeye yardımcı olabilir.

Teknoloji, her türlü gelişmeyi konu alan, özellikle sanayi gücünün arttırılmasını temsil etmektedir. Ancak ülkemizdeki teknoloji anlamı, Avrupa ülkelerinde üretilen ve bizleri esir etmesi için özel olarak yapılmış cihazlardan ileriye gitmiyor. Son zamanlarda ülkemizdeki en büyük bilim ve sanayi anlamındaki gelişmenin organik hoşaf ve Pazar tabelalarının Arapça yazılması olduğunu da göz önünde bulundurursak, yalnızca akıllı telefon, tablet, televizyon, otomobil ve bilgisayar gibi aygıtları kullanarak, teknolojik bireyler olduğumuzu düşünmemiz normal gibi geliyor.

Fakat diğer ülkelere baktığımız zaman, atom bombası, kimyasal silahlar, uzayda yeni bir ülke kurmak, NASA’nın yaptığı tüm uzay bilimi ve çalışmalar, sosyal medya alanındaki tüm yeniliklerin altındaki imzalar, bizleri esir etmekten başka bir amaca hizmet etmemektedir. Türkiye’de teknoloji denilince akla, online oyunlar oynamak ve akıllı telefonları sürekli kullanmak geliyor. Birden fazla aygıtla aynı anda uğraşınca, teknoloji kurdu, hiçbir şey yapmadan oyun oynamak ve sosyal medyada takılmak ise, teknolojik insan olmanın anlamıdır. Türkiye’de teknolojinin anlam ve önemi hiçbir zaman üretme ve geliştirmeyi desteklememektedir. Türk insanının aklını ve elini daima meşgul edecek cihazların bulunması, düşünme yetimizi de zamanla köreltecektir.

Hayatımızın büyük bir kısmını harcadığımız bu gereksiz aygıtlar sayesinde, artık çocuklarımızda sokakta oynamak yerine, evde tablet ile vakit geçirmek istiyor. 90’lı yıllardaki çocukluklar olmadığı gibi; bundan sonra daha vahim bir hal alabilecek tüm gelişmeler aleyhimize işlemektedir. Buna bir dur demek için ise; en yakınımızı uzak durmaya yöneltmekle başlayabiliriz. Bir insan bile kurtulsa, kendisiyle birlikte bir ailenin kurtulması oldukça iyi bir sonuç demektir.