Üniversite İçin Yurt Seçerken, Nelere Dikkat Edilmeli?

Yaşadığınız şehirden farklı bir yerde üniversite okumayı planlıyorsanız, kendi başınıza eve çıkmayı ikinci plana bırakmanız, yurt olanaklarından yararlanmayı düşünmeniz oldukça mantıklı bir karar olacaktır. Çünkü henüz 20 yaşında olan öğrencilerin, kendi başlarına hayatı idame ettirebilmeleri zorlaştığı gibi; evin masrafları ve sorunlarıyla ilgilenmeleri, yurt hayatına ziyade; ev hayatı hem daha sağlıksız hem de daha pahalı olacaktır. Bu gibi unsurları göz önünde bulundurduğunuz zaman, üniversite yıllarını dışarıda geçirecek olanların yurtta kalmaları daha uygundur.

Üniversite için yurt seçerken nelere dikkat edilmeli şeklinde bir soru sormanız da, oldukça normal. Üniversite yıllarınızın 2/4 veya 6 yıl süreyi bir şehirde geçirmek, oralı olmak demektir. Yurt seçimi yaparken de, bu süreyi göz önünde bulundurmak gerekir. Uzun süre kalacağınız yurt, sizlere hizmet vermelidir. Yurt seçerken, ilk olarak konumuna dikkat etmeniz gerekir. Kampüs alanına yakın, fakültenize veya yüksekokulunuza yürüme mesafesinde bir yurt seçmelisiniz. Eğer mümkünse; hem kampüse hem de şehir merkezine yakın olması, alışverişlerinizi ve boş zamanlarınızda gezmenizi kolaylaştırır, masraftan düşmenizi sağlar. Bunun yanı sıra; yurt içindeki imkanlara da iyi bakmanız gerekir. Kablosuz internet, 24 saat sıcak su, güvenlik kameraları ve görevlileri, odaların kaç kişilik olduğu, odaların büyüklüğü, ortak yaşam alanlarının ferahlığı ve verimliliği, sosyal imkanların bulunup bulunmaması gibi; bir insanın yaşaması için gerekli olan her detay oldukça önemlidir.

Aynı zamanda, aylık ücretlerin ne kadar olduğunu da dikkate almanız gerekmektedir. Unutmayın, üniversite öğrencilerinin çalışması bir noktadan sonra oldukça zordur. Tam zamanlı iş bulsanız bile çalışamayacağınız gibi; yarım zamanlı işlerden kazanacağınız para, ailenize maddi anlamda külfet teşkil etmenize sebep olur. Bir de, oldukça yüksek fiyatlı yurt seçerseniz, bu konuda sorun yaşayabilirsiniz.

Elbette ki, ilk tercih KYK’nın tahsis ettiği devlet yurtları olmalıdır. Hem fiyat, hem de diğer saydığımız tüm imkanları en iyi şekilde sunan KYK yurtları için ise; başvuru yapmanız ve sıranın size gelmesini beklemek durumundasınız. Üniversite için yurt seçerken dikkat edilmesi gereken noktaları anladıysanız, KYK yurtlarına geçene kadar, bu şartları tamamlayan bir yurt için, üniversiteye başlamadan araştırma yapmanız iyi bir fırsat doğurabilir. Hem de şehri tanımanız için imkan tanıyacaktır.

Ağız ve Diş Sağlığının Önemi

Günümüzde insan hayatına verilen değer oldukça düşüktür. Daha doğrusu, insanların kendilerine verdikleri değere baktığımız zaman, hiçbir zaman tam anlamıyla sorunsuz bir yaşantıya ulaşmamız mümkün değil. Ağız ve diş sağlığının önemi bu sorumsuzluklarımızdan yalnızca birisidir. Ancak ağız ve diş diyerek geçmek, oldukça kötü sonuçlar doğurabilir. Ülkemizde diş bakımı, diş hekimine sürekli kontrol ettirme gibi alışkanlıkları yüzdeye vurduğumuz zaman, üzücü sonuçlar çıkmaktadır. Ancak sağlıklı ağız ve dişe sahip olmamamızın sonucu olarak daha fazla, daha sık ve daha kötü hastalıklara yakalanacağımızı da unutmamalıyız.

Ağız ve diş sağlığı kontrolleri henüz çok küçük yaşlarda başlamalıdır. 10-12 yaş arasında düzenli diş fırçalama alışkanlıkları edinen bir insan, ömrünün sonuna kadar bu alışkanlığını sürdürebilir. Günde en az 2 kere dişlerin fırçalanması, hem ağzınızı hem de dişlerinizi bakterilerden koruyacaktır. Bu işlemin yapılmaması sonucunda ise; 12 saat sonra dişlerdeki biriken atıkların plak halini aldığını görebilirsiniz. Halen daha fırçalanmayan ve aradan 24 saat geçmesinin ardından ise; fırça ile temizlenmeyecek bir hal alabilir. Ağzınızdaki sağlıksız durumun, kalp ve böbreğe uzanacak kadar kötü hastalıkları tetiklediği gibi; hayatınızı da olumsuz olarak etkileyeceğinden emin olabilirsiniz.

Öyle ki; bir ortamda gülüşlerinizi saklayıp, gülmek üzereyken dişlerinizin beyaz olmaması aklınıza geldiği zaman, yarım kalmış gibi hissedebilirsiniz. Fakat düzenli bakımları yapılan, fırçalamayı ise; tavsiye edilen şekilde gerçekleştirilen ağızlarda, hem daha ferah ve temiz nefeslere ulaşabilir, hem de görüntü olarak maksimum kaliteye ulaşabilirsiniz.

Tüm bunların yanı sıra; diş etlerinde meydana gelecek hastalıklar sonucunda kısa vadede dişlerinizin sağlıksız olması sebebiyle çürüyerek, bir sonraki aşama olan dökülme veya şiddetli ağrı sonucunda çekilmesi gerekecektir. Ülkemizde 35-40 yaş üzerindeki insanların azımsanmayacak kadar büyük bir kısmı, takma diş kullanmaktadır. Ancak unutmamalıyız ki; kendi dişlerimizin görüntüsü, performansı ve sağlığı, asla takma dişlerle karşılanamaz. Ağız ve diş sağlığının önemi konusunda sayısız madde sıralayabiliriz. Ancak genel olarak bilmeniz gereken, uzun vadede vücudunuzun tüm organlarına bulaşacak farklı rahatsızlıkları tetikleyen hastalıklarla uğraşmamak için, düzenli bakımlar yaptırmanızdır. Hayata bir kere geldiğimizi asla unutmayıp, her zaman en iyiyi yaşamak için uğraşmalıyız.

Eylül 2017 Vizyondaki Filmler

Sinema tutkunlarının en belirgin özelliklerinden birisi olan vizyondaki filmleri asla kaçırmamalarıdır. Her zaman farklı kategoride çıkartılan yerli ve yabancı filmleri özenle izleyip yorumlayabilecek kapasiteye sahip olan sinema kurtları için, 2017 Eylül ayında vizyonda olan filmleri derledik. Dilerseniz, hep beraber bakalım.

O

15 Eylül 2017 tarihinde vizyona giren Korku ve Gerilim kategorisiyle fark yaratmayı planlayan O filmi, 7 yaşındaki bir çocuğun hayatını ele almaktadır. Arkadaşları tarafından sürekli dışlanan Maine’de yaşayan bu çocuğun en büyük sorunu bu değildir. Hem ergenlik konusuyla uğraşıp, hem hayatın sorunlarıyla ilgilenmek zorunda olan bu küçük çocuğun başına istenmeyen bir bela gelir. Dilerseniz, Andy Muschietti yönetimindeki ve Bill Skarsgârd’ın başrolünde bulunduğu filmin gerisini izleyerek öğrenebilirsiniz.

Korkacak Bi’şey Yok

15 Eylül 2017 tarihinde Komedi dalında vizyona girmiş olan Korkacak Bi’şey Yok filminin başrolünde Burak Ayın ve Ahu Seda bulunmaktadır.  İstanbul Hasanpaşa’da fırıldak olarak anılan Seko, arkadaşlarıyla tatil planı yapar. Arkadaşlarının maddi durumunun iyi olması sebebiyle yüklü miktarda parayı Seko’ya vermeleri sonucunda, her şeyi ayarlaması istenir. Ancak borçlu olduğu mafyaya paralarını ödemek için bir kumarhanede barbut oynayarak tüm parayı kaybeder. Olaylar ise; bundan sonra gelişmeye başlıyor.

Örümcek

Yine 15 Eylül 2017’de, Macera ve Dram dalında gösterime giren Örümcek Filminin Yönetmen koltuğunda ve başrolünde Sedat Ergen bulunuyor. Bihter Delüv ve Nihat Demirel’in de başrolde eşlik ettiği film, Serhat ve Gizem’in uzun süreli sevgili olmasıyla başlar. Ancak Serhat’ın işleri yoluna koymak için uzaklara gitmesiyle birlikte, Gizem Kemal diye, aşırı kıskanç biriyle tanışacaktır. Her şey oldukça güzel giderken; Kemal’e gelen bir mesajı Gizem’in görmesiyle alt üst olur. Sonrası mı? Sonrası filmde..

Kocaayak ve Oğlu

15 Eylül 2017’de vizyona giren diğer bir film ise; Kocaayak ve Oğlu filmi oldu. Ben Stassen ve Jêrêmie Degruson yönetmenliğinde yürütülen, Christopher L. Parson, Lukas Rieger ve Cinda Adams’ın başrollerinde olduğu film, 13 yaşında babasını kaybeden Adam’ın hikayesini anlatmaktadır. Gizemli babasını bulmak için çıktığı yolda, aslında babasının Kocaayak efsanesindeki kişi olduğunu anlar. DNA’sından faydalanmak isteyen Hair Co. şirketinden saklanan babasını bularak kaybettikleri zamanı telafi etmeye çalışan Adam’ın başına, farklı olaylar geçer.

Bu hafta, sinema oldukça canlı görünüyor. Siz hangisini izlemeyi düşünüyorsunuz?