Zirve Yarışında Derbi Haftası

Türk ve Dünya Spor tarihinin en önemli karşılaşmalarından olan Galatasaray – Fenerbahçe derbisine artık sayılı günler kaldı. Türk futbol severlerin Türkiye’nin en büyük derbisi olarak adlandırdığı bu karşılaşmaya sadece günler kaldı. Özellikle iki takım arasında geçmişten günümüze dayanan kıyasıya mücadele bu yıl daha çekişmeli bir hal almıştır. İki takımın da zirve için verdiği amansız mücadelenin en önemli karşılaşmasının 1. ayağı bu hafta sonu Türk Telekom Arena Stadın’da oynanacaktır.

Özellikle sezona fırtına gibi başlayan ve ligin lideri olan Galatasaray takımı bu maçı kazanıp rakibi Fenerbahçe’yi şampiyonluk yarışının dışına atmak istiyorum. 8 puanlık farkı 11 puana çıkarıp ilk devreyi rahat bir şekilde bitirmek istiyor.

Fenerbahçe cephesinde ise sezonun maçı olarak adlandırılan bu karşılaşmada Teknik Direktör Aykut Kocamanın verdiği demeçler rakibi Galatasaray’a ciddi bir tehlike yaşatacaklarının bildirgesi gibi. Son 4 haftada 3 galibiyet alarak takımın öz güveninde büyük bir artış ortaya koyan Sarı Lacivertli ekip Türk Telekom Arena’da daha önce yaptıkları gibi tekrar maçı kazanıp hem puan farkını eritmek, hem de şampiyonluk yarışının en büyük favorilerinden bir tanesi de biziz demek istiyor.

Galatasaray cephesinde Igor Tudor’un en büyük kozlarından bir tanesi olan Tolga Ciğerci’nin oynayıp oynamayacağı merak konusu olurken, Fenerbahçe’de ise Mehmet Ekici ve Robin Van Persie dışında bir eksiği bulunmuyor. Özellikle Martin Skrtel’in de derbide forma giyecek olması savunma anlamında Sarı Lacivertlilerin elini güçlendiriyor. Son Malatyaspor maçında hucum hattının göstermiş olduğu yırtıcı ve başarılı performans Aykut hoca’nın en büyük kozu olacaktır. Galatasaray’da ise Batefimbi Gomis’in müthiş yükselişi Sarı Kırmızılı takımı bir nevi de olsa rahatlatmaktadır.

Bütün Türkiye artık hafta sonu oynanacak olan bu dev derbiyi sabırsızlıkla beklemektedir. Maçın sonucu ne olacak bilinmiyor ama iki ekip yönetimi ve teknik heyeti tarafından atışmalar şimdiden başlamış bulunmakta.

İki güzide ekibimize başarılar diliyoruz. Türk sporuna laik bir derbi olmasını temenni ediyoruz.

Norovirüs salgınına dikkat

Son dönemlerde yeni bir salgın olan halk arasında mide ve karın gribi olarak bilinen Norovirüs salgını için dünya alarm verdi. Bir anda yüzlerce kişiye bulaşabilen bu korkutucu virüs şiddetli ishale neden oluyor. Peki, bu virüsün belirtileri, korunma yolları, tedavisi nasıl oluyor? Bu yazımızda sizlere bu virüsün detaylarını anlatacağız.

Oldukça etkili olan virüs yüzlerce kişiye aniden etki edebiliyor. Havaların soğumasıyla hastalıklarda yoğun bir oranda artıyor, kapalı ortamlarda bulunan kişi sayısı artıkça hastalık virüsleri kişiden kişiye bulaşıyor. Son olarak dünyayı oldukça etkisi altına alan Norovirüs salgını hayati tehlikeye kadar götürebiliyor.

Dünyada her yıl 200 bin kişinin ölümüne neden olan Noravirüs salgını korkutuyor. Özellikle toplu taşıma araçlarında, okullarda, hastanelerde yaygın olan bu virüs bir anda şiddetli ishal ile ortaya çıkıyor. Aşırı sıvı kaybına neden olduğu için sonu ölümle son buluyor.

Korkutan salgın Norovirüs belirtileri aşırı halsizlik, bulantı, kusma ve ishal ile kendini belli ediyor. Bu virüsü kapan hastalar için hijyen en önemli etken oluyor. Norovirüs hastalığına yakalanan hastaların yattıkları nevresimlerini, iç çamaşırlarının yıkanma virüsün diğer kişilere geçmesi engelliyor.

Noro virüsünden korunmanın yollarına da değinecek olursak öncelikle bol sıvı almak , yemek yemeden önce mutlaka elleri yıkamak , tuvalet ihtiyacı sonrası da elleri yıkamak kişinin bu tehlikeli virüsü kapmamasında büyük rol oynuyor.

Havaların soğuması ile ortaya çıkan bu korkutan virüs hakkında uzmanlar ciddi uyarlılarda bulunuyor. Karın gribi olarak bilinen bu virüsten yukarıdaki önlemleri alarak korunmanız mümkün olacaktır.

Çölyak hastalığı nedir, nasıl ortaya çıkar?

Dünyada her 250 kişiden 2’sinin çölyak hastası olduğu ortaya çıktı. Halk arasında gıdalardaki glüten maddesine karşı alerji anlamına gelen bu hastalık kansere neden olabiliyor.

Çölyak hastası sinsi bir hastalık olduğu için yıllardır bu hastalığın vücudunda olduğunu bilmeden yaşayan bireyler kanser tehdidi ile karşı karşıya kalıyor. Buğday, çavdar, arpa yememesi gereken çölyak hastaları hastalıklarından habersiz bu gıdaları tüketince ince bağırsak kanserine neden oluyor.

Dünyada 250 kişi arasında 2 kişinin çay, simit, ekmek gibi gıdaları yemesi yasak nedeni ise gıdaların içerisinde bulunan glüten maddenin vücutta oluşturduğu alerjiden kaynaklanıyor. Vücut bu glüten maddenin emilimini sağlayamadığı için sağlıklı olan bu gıdalar insan vücuduna zarar vererek kanser riskini artırıyor.

Tıp dilinde glüten anteropatisi olarak bilinen ve bir diğer adı çölyak hastalığı olan hastalık esasında bir alerji hastalığıdır. Ülkemizde çölyak hastalığı çoğu kişi tarafından bilinmese de toplumda oldukça sık rastlanan bir alerji hastalığı olarak görülüyor.

Çölyak hastaları glüten içeren gıdalardan uzak durmalıdır, yanlışlıkla tüketilen bu glüten içeren gıdalar sonrası alerjisi olan kişilerin şikâyetleri artmaya başlıyor. Alerjisi olan bu kişiler glüten içeren gıdalar tüketmesi sonrası şişkinlik, karın ağrısı, kilo alamama, ishal gibi rahatsızlıklarla karşı karşıya kalıyor. Bu belirtiler sonrası hastalık teşhisi konulurken bazı kişiler bu kadar şanslı olamıyor ve hastalık hiçbir belirti göstermeden vücudumuzda kansere kadar gidebiliyor.

Kanser riski ile karşı karşıya getiren bu hastalık için erken teşhiş çok önemli olmaktadır. Çölyak hastalığı teşhisi konulan hastalar düzenli bir diyet ile bu hastalıktan kurtulabiliyor ancak teşhis edilemeyen bu hastalık oldukça tehlikeli olabiliyor. Glüten madde vücuda her defasında oldukça zarar vererek kişinin ince bağırsak kanserine yakalanmasına neden oluyor.

Çölyak hastalığı diyet tedavisi ile geçecek kolay bir hastalıktır ancak teşhisi konulmaz ise hayati tehlike ile karşı karşıya kalınabilir. Bu sebepten dolayı yukarıdaki belirtiler sizde de varsa en yakın sağlık kuruluşunda araştırma yaptırarak bu hastalıktan diyet yöntemi ile kurtulabilirsiniz.