Google daha az enerji tüketecek

Dünyanın en büyük arama motoru ve internet teknolojileri sahibi Google, aynı zamanda Anroid işletim sisteminin de üreticisi ve geliştiricisi. Kısacası teknoloji ile ilgili tüm dünya pazarında oldukça büyük bir hisseye ve itibara sahip. 2014 senesinde Deep Mind adlı yapay zeka şirketini satın alan Google, kendi kendini yenileyebilen ve ilerletebilen bu uygulamayı enerji tüketimini düzenlemek ve azaltmak amacıyla kullanma kararı aldı. Enerji tüketimiyle görevlendirilen DeepMind ortalama  bir tüketim tasarrufu sağlamayı başardı ve bu büyük firmayı düşündüğümüzde enerji tüketiminin ne kadar fazla olduğunu anlayabilirsiniz. Böylece %57’lik başarı diliminin ne kadar önemli ve yüksek seviye olduğunu anlamanız oldukça mümkün.

Verimli enerji kullanımı

Aynı zamanda Hosting yani barındırma ve domain hizmeti ile gündeme gelen Google, kendi Datacenter (Veri merkezi) sahibi olan bir firma. Burada barınan sunucuların ve diğer donanımların tükettiği toplam enerji miktarının büyüklüğü bir ailenin 1 yıllık enerjisinden daha fazladır belki de. Satın alınan bu yapay zekâ modülü sayesinde kurulumlar başarıyla tamamlandı ve gereksiz enerji tüketimleri saptanarak ihtiyaca göre enerji verilmesi otomatik olarak sağlandı.

Yıllık bir enerji tüketimi hesaplaması yapalım. Burada bahsedeceğimiz veriler gerçekçi şeyler değildir, tamamen hayal ürünüdür. Sadece bu yapay zekâ sisteminin ne kadar kârlı bir yatırım olduğunu aktarmak için örnekleme yapacağız. Google’ın dünya üzerinde aylık tüketimi 1.000.000 KW olsun. Bunun karşılığı ise 1 milyon dolar olsun. Yıllık 12.000.00KW tüketim ve 12 milyon dolar enerji ödemesi yapılmış olur.  Tasarruf tutarını hesaplayalım. Yıllık tam tamına 1.8 milyon dolar kâr. Yeni yatırımlar ve projeler için oldukça büyük bir bütçe. Tabii bu rakamlar sadece hayal ürünü. Daha fazla da olabilir, daha az da. Sonuç olarak karlı ve tasarruflu olacağı aşikar bir konu olarak kabul edilebilir.

 

Suda gidebilen araçlar geliyor

Tekrar tekrar dile getirmekten bıkmadığımız bir konu: trafik sorunu. Ne yazık ki günümüzde bu sorun çözüme ulaşmak yerine sürekli artış gösteriyor. Ne köprüler ne araçlar hiçbiri insanlara derin bir oh çektirmiyor. Bu haberimizde sizlere bahsedeceğimiz yeni taşıt bu trafik çilesine toplu olarak bir çözüm olmasa da zaman zaman acil olarak bir yere ulaşma sıkıntınızı çözüme kavuşturabilecek bir gelişme.

Suda makul bir hızda ilerleyen ve konforlu ufak taşıtları hayal edelim, hayal etmekle kalmayıp bunun gerçekleştiğini düşünelim. Çünkü birçok adım atılmaya başlandı suda gidebilen taşıtlar için. Bu taşıtlar acil ulaşım ihtiyaçları esnasında gayet hayat kurtarıcı bir fikre benziyor.

Fransa’nın Paris şehrinde yaşayan Alain Thebault ve Anders Bringdal birkaç ay önce bir kampanya başlattılar ve bu kampanya ile kısa sayılabilecek bir süre içerisinde 500.000 bin dolar topladılar. Biri tekneci biri rüzgâr sörfçüsü olan bu iki kişi bu kampanyanın 1 milyon dolara ulaşacağını düşünüyor. Bu iki isim drone üretimi konusunda başarısını kanıtlamış olan Parrot şirketi ile birlikte bazı modeller üzerinde çalışmaya başlayacak. Bu çalışmalar ise çok değil, 2017’nin yaz döneminin başlangıcında ilk olarak Paris’de denenmeye başlanacak.

Bu Taşıtın Özellikleri Ne Olacak?

Taşıtın ismi SeaBubbles. Taşıt tamamıyla elektrik ile çalışacak. Malzeme olarak taşıtın dışı fiber cam ile kaplanacak ve içerisinde yüksek yoğunluk barındıran köpük kullanılacak. Hız olarak ise saatte 30 km’ye kadar çıkabilecek.

İlk denemeler Paris’de yapıldıktan sonra hemen ardından New York’ta denenmeye devam edilmesi planlanıyor. Eğer denemelerden geçmeyi başarırsa ki başarmasını umuyoruz, kademeli olarak seri üretime geçilecek ve yatırımcılar, disbrütörler derken Dünyaya yayılmasını dört gözle bekliyoruz.

Apple Yazılımlarında Hata Bulanlara Para Ödeyecek

Büyük yazılım şirketleri ve internet sitesi sahipleri başta olmak üzere birçok ürün sahipleri, ürünlerinin açıklarını bulan kişilere belirli bir miktar para ödeyerek onları açığı bildirmelerinin karşılığı olarak ödüllendiriyorlardı. Bu ödüllendirme sistemi sayesinde hackerlar ve dikkatli kullanıcılar hata bulma çabası içerisine girerek sistemleri kurcalayıp buldukları hataları şirkete bildirip ödül almanın peşindelerdi.

Ödül sistemini uygulayan şirketler arasında Microsoft, Yahoo, Facebook, Google ve Twitter gibi büyük şirketler yer alırken, Apple böyle bir şeye ya ihtiyaç duymuyordu ya da sadece uygulamama kararı almıştı. Fakat geçtiğimiz günlerde Las Vegas’da düzenlenmiş olan BlackHat güvenlik konferansında esnasında konuşan Apple sözcüleri, artık iOS işletim sistemlerinde yer alan açıkları bulan kişilere ödül vereceklerini duyurdu.

İşletim sistemlerinde güvenlik dediğimiz anda akıllara elbette kullanım oranına karşın iOS gelmekte. Kapalı bir sistem olan Apple için güvenlik en başından beri şirket için en önemli noktalardan biri olmuştur. Güvenliği ön planda tutarak cihazlarını zararlı yazılımlardan uzak tutan Apple, bir yandan da cihazlarının ömrünü uzatmış oluyor ve bu da elbette ürünlerini pazarlama kısmında büyük bir etmen oluyor. Güvenliğe verdikleri önemi bundan sonra bu ödül sistemi ile bir tık daha üste taşımayı hedefleyen Apple, hata bildiren kişilere 200 bin dolar vereceklerini açıkladılar. Fakat her hata tabii ki 200 bin dolar değerinde değil.

Ne tür hatalar karşılığında ne kadar ödenecek?

Donanım bileşenlerindeki yazılımlar secure boot modunda iken bulunan açıklar için 200 bin dolara kadar,

Secure Enclave’den çıkarılmasına izin verebilecek gizli materyaller için 100 bin dolara kadar,

Rastgele ya da Kernel vasıtası ile kötü yazılımların aktif hale getirilmesi için 50 bin dolara kadar,

(Bu güne kadar sıkıntı yaşanan hassas bir nokta) Apple’ın sunucularında barınan iCloud hesaplarının içerisine erişim sağlayanlar için 50 bin dolara kadar,

Sandbox dışındaki kullanıcı verilerine erişenler için verilecek ödül ise 25 bin dolara kadar yükselebiliyor.

Ödül sistemleri arasında büyük şirketlerin ayırdıkları bütçelerin yanında Apple’ın bütçesi en yüksek bug bounty bütçelerinden biri. Fakat elbette yazılımlardaki açıkları bulabilecek kapasitede olan kişiler için bu açıkları bulup bu miktarlar karşılığında Apple’a teslim etmek fikri çok kolay değil. Çünkü Apple’ı hacklediklerini duyurup oldukça sağlam bir şöhret elde etme şansları var. Ya da FBI gibi güvenlik kuruluşlarına ya da üçüncü kişiler ile iletişime geçmeleri de oldukça olası.

FBI iOS’u Hackleyecek Kişiye 1 Milyon Dolar Ödemişti

FBI geçtiğimiz zamanlarda San Bernardino’da yaşanan bir olayda saldıran kişinin iPhone telefonundaki şifreyi çözmesi için telefona 1 milyon dolar ödül koymuştu. Bunun üzerine bir hacker bu şifreyi çözüp FBI’ya teslim etmişti. Bu olay ise Apple’a ise büyük bir şok yaşatmıştı. Apple’ın bu ödül sistemini bu olayın ardından gerçekleştirmesine pek denk gelmiş diyemeyiz.