Uzmanlardan Grip Salgını Uyarısı

Uzmanlardan Grip Salgını Uyarısı

Havaların yavaş yavaş soğuması mevsim geçişlerinde her zaman bir takım problemlere neden olmuştur. Özellikle de sağlık konusunda en çok sıkıntı yaşadığımız durumların başında nezle ve gripler geliyor. Bu anlamda Kulak Burun Boğaz uzmanı doktorlar da mevsim geçişlerinde gribin daha fazla olduğunu ve salgının da bu şekilde geliştiğini belirterek vatandaşların dikkatli olmaları konusunda uyarıda bulundu.

Havalardaki ısı farklılıklarının birden ortaya çıkması neticesinde son bir hafta içerinde yaklaşık üç binin üzerinde kişinin grip salgını ve soğuk algınlığı nedeniyle hastaneye başvurduğu tespit edildi. Bu nedenle de gripten korunmak için yakın temastan uzak durmak gerekiyor. Özellikle bol sıvı tüketimi ve istirahat gribe en iyi gelecek yöntemlerin başında.

Opr. Dr. Pınar Atabey yaptığı açıklamada ise grip nedeniyle hastaneye başvuranların sayısı bu hafta itibariyle artışa geçti. Bizler kulak burun boğaz bölümü olarak en çok karşılaştığımız durumda grip vakaları dedi.

Grip Olduğumuzu Nasıl Anlarız?

Grip genelde yaygın bir vücut ağrısı şeklinde kendini gösterecektir. Bu ağrıların şiddeti eklemlere kadar ilerler ve özellikle de boğaz bölgesinde bir ağrı meydana gelir. Arkasından gelecek ise burun tıkanıklığı ve ateşlenme durumu olacaktır. Bu şekilde bir şikayetle karşı karşıya kaldığınız da hemen aile hekimlerinize durum büyümeden başvurmanız gerekiyor. Eğer ki burada bir tedavi başlanması gerekiyorsa işin uzmanı buna zaten karar verecektir. Ancak yukarıda da belirttiğimiz gibi grip herkesin karşılaşacağı bir durum olabilir ve olacaktır da bu nedenle de sorunla karşılaşmamak en azından sıkça karşılaşmamak için gereken önlemleri mutlaka almamız gerekiyor.

“Yakın temastan kaçın bol sıvı tüket”

Grip salgının nedeni vatandaşların birbirlerine yakın temas içerisinde olması özellikle de tokalaşma burada dikkat edilmesi gereken bir durum. Ellerinizi ne kadar çok ve bol su ile yıkarsanız o kadar iyi gelecektir. Gripli iken en iyi tedavi şekli istirahattir eğer gribe yakalanmış iseniz onu hemen atlatmak için mutlaka istirahat etmeniz gerekiyor. C vitamini konusunda dikkatli bir şekilde hareket edilmesi gerekiyor. sıvı tüketiminde ise soğuk sıvılardan uzak durmalı ılık sıvı almalıyız. Bu boğazdaki tahrişinde geçmesine ya da oluşmamasına neden olacaktır.

Ağız ve Diş Sağlığının Önemi

Günümüzde insan hayatına verilen değer oldukça düşüktür. Daha doğrusu, insanların kendilerine verdikleri değere baktığımız zaman, hiçbir zaman tam anlamıyla sorunsuz bir yaşantıya ulaşmamız mümkün değil. Ağız ve diş sağlığının önemi bu sorumsuzluklarımızdan yalnızca birisidir. Ancak ağız ve diş diyerek geçmek, oldukça kötü sonuçlar doğurabilir. Ülkemizde diş bakımı, diş hekimine sürekli kontrol ettirme gibi alışkanlıkları yüzdeye vurduğumuz zaman, üzücü sonuçlar çıkmaktadır. Ancak sağlıklı ağız ve dişe sahip olmamamızın sonucu olarak daha fazla, daha sık ve daha kötü hastalıklara yakalanacağımızı da unutmamalıyız.

Ağız ve diş sağlığı kontrolleri henüz çok küçük yaşlarda başlamalıdır. 10-12 yaş arasında düzenli diş fırçalama alışkanlıkları edinen bir insan, ömrünün sonuna kadar bu alışkanlığını sürdürebilir. Günde en az 2 kere dişlerin fırçalanması, hem ağzınızı hem de dişlerinizi bakterilerden koruyacaktır. Bu işlemin yapılmaması sonucunda ise; 12 saat sonra dişlerdeki biriken atıkların plak halini aldığını görebilirsiniz. Halen daha fırçalanmayan ve aradan 24 saat geçmesinin ardından ise; fırça ile temizlenmeyecek bir hal alabilir. Ağzınızdaki sağlıksız durumun, kalp ve böbreğe uzanacak kadar kötü hastalıkları tetiklediği gibi; hayatınızı da olumsuz olarak etkileyeceğinden emin olabilirsiniz.

Öyle ki; bir ortamda gülüşlerinizi saklayıp, gülmek üzereyken dişlerinizin beyaz olmaması aklınıza geldiği zaman, yarım kalmış gibi hissedebilirsiniz. Fakat düzenli bakımları yapılan, fırçalamayı ise; tavsiye edilen şekilde gerçekleştirilen ağızlarda, hem daha ferah ve temiz nefeslere ulaşabilir, hem de görüntü olarak maksimum kaliteye ulaşabilirsiniz.

Tüm bunların yanı sıra; diş etlerinde meydana gelecek hastalıklar sonucunda kısa vadede dişlerinizin sağlıksız olması sebebiyle çürüyerek, bir sonraki aşama olan dökülme veya şiddetli ağrı sonucunda çekilmesi gerekecektir. Ülkemizde 35-40 yaş üzerindeki insanların azımsanmayacak kadar büyük bir kısmı, takma diş kullanmaktadır. Ancak unutmamalıyız ki; kendi dişlerimizin görüntüsü, performansı ve sağlığı, asla takma dişlerle karşılanamaz. Ağız ve diş sağlığının önemi konusunda sayısız madde sıralayabiliriz. Ancak genel olarak bilmeniz gereken, uzun vadede vücudunuzun tüm organlarına bulaşacak farklı rahatsızlıkları tetikleyen hastalıklarla uğraşmamak için, düzenli bakımlar yaptırmanızdır. Hayata bir kere geldiğimizi asla unutmayıp, her zaman en iyiyi yaşamak için uğraşmalıyız.

Kalp Sağlığını Korumak İçin 5 Öneri

Daha uzun ve daha kaliteli bir yaşama sahip olmak için, vücudumuza iyi bakmamız çok önemlidir. Vücudumuzun en önemli, neredeyse fiziksel anlamdaki tüm yükü taşıyan organımız ise; hiç şüphesiz kalptir. Kalp sağlığı, her zaman önem arz eden, insanların ölümlerinin sebeplerinin de büyük bir bölümün taşıyan sebep olarak karşımıza çıkıyor. Kalp sağlığınızı korumak için 5 öneri ile sizlerde daha sağlıklı ve kalıcı, sorunsuz bir hayat sürebilirsiniz.

İlk olarak detaylı bir kontrolle işe başlayın..

Kalbinizin durumunu öğrenmek, vücudunuzdaki diğer problemleri de öğrenmek için, ilk olarak detaylı bir kontrolle bu işe başlayabilirsiniz. Kalbinizde herhangi bir problem var mı, atışları normal mi, damarların durumunun ne seviyede olduğunu ve gerçekten sağlıklı bir kalbe sahip olup olmadığınızı bu şekilde öğrenebilirsiniz. EKO ve Efor testlerinin düzenli olarak yapılması, sizinle ilgili oldukça iyi sonuçlar elde etmeniz için gereklidir. Özellikle sigara kullanan insanların 30 yaşını aştıkları andan itibaren, düzenli kontrollere gitmesi gerekir.

Sigarayı bırakın ve asla bulaşmayın..

Kalp damalarının tıkanmasını sağlayan en bilindik tehlike sigaradır. Sigara kullananların ömürlerinin kısalması, kalp sağlıklarına dikkat etmemelerinden geçmektedir. Sigara içiyorsanız, bir an önce bırakmalı ve bir daha bulaşmamalısınız. Ortalama 10 yıl sigara içen birisinin sigarayı bıraktıktan sonra vücudunun eskiye dönmesi 5 yıl alır. Bu nedenle, ne kadar erken bırakırsanız, o kadar büyük kâra geçersiniz. Bu nedenle, kalp sağlığınızı korumak için sigaradan kurtulmanız en büyük şarttır.

Beslenmenizi düzenli ve sağlıklı bir hale sokun..

Her gün sebze yenilemeyeceği gibi; her gün et yemekte pek mantıklı değil. Kolesterol yüzünden kalp sağlığınızı oldukça kötü etkileyebilir, tansiyon ve şeker hastalıkları gibi kalıcı rahatsızlıklara da beslenme alışkanlıklarınız yüzünden düşebilirsiniz. Her zaman belli bir diyet ekseninde dönerek, eti azaltmanız, ekmekten uzak durmanız sizlere büyük sağlık sorunlarının önünü kapatma şansı sunacaktır.

Oldukça fazla yürüyün ve sporu asla aksatmayın..

Sağlıklı bir yaşam için, dolayısıyla kalp sağlığınız için gerekli olan en temel ihtiyaçlardan birisi de spor yapmaktır. Spor yapmayı fitness olarak düşünmeyin. Günlük olarak işe yürüyerek gidip gelmeniz, sabahları veya akşamları düzenli yürümeniz bile sizlere büyük etkiler sunacaktır. Bu nedenle yürüyüşünüzü aksatmadan, spor yapmaya devam edin.

Son olarak, stresten uzak durun..

Kalbin en büyük düşmanlarından birisi de stresli bir yaşamdır. Gerek iş, gerekse normal aile yaşantınızda yaşayacağınız ağır stresler ve yükler sonucunda, büyük sorunlara ulaşabilirsiniz. Bu gibi streslerden ve stresli etkenlerden uzak durarak, istediğiniz sağlıklı yaşama sizlerde erişebilirsiniz. En kaliteli yaşam, en sağlıklı ve en sorunsuz yaşamdır. Asla unutmayın.