All-On-Four Nedir?

2003 yılında geliştirilen ve implant ile tedavide deyim yerindeyse çığır açan “ALL-ON-FOUR” yöntemi en basit ifadeyle; dişi olmayan bireylere, çeşitli yöntemlerle tespit edilen açılar ile dört adet implant yerleştirilmesi ve yerleştirildikten birkaç saat sonra implantların diş protezi ile kaplanarak sabitlenmesi işlemlerinin bütününü ifade eder. Yöntemin uygulanabilmesi için tahmin edilebileceği gibi belirli şartlar gerekir. Bu şartları şu şekilde sıralamak mümkündür:

– Üst çene ve çene kemiğinin kemik genişliğinin en az 5 mm. olmalıdır.

– Köpek dişleri arasındaki kemik uzunluğu en az 10 mm. olmalıdır.

– Çene delikleri arasındaki kemik yüksekliği minimum 8 mm. olmalıdır.

Belirtilen şartları sağlayan bireyler, standart muayenelerden ve hekim kontrolünden geçtikten sonra “ALL-ON-FOUR” tedavi yöntemiyle sağlıklı dişlere kavuşabilir.

ALL-ON-FOUR Yöntemi Nasıl Uygulanır?

Öncelikli olarak yöntemin, cerrahi ve protez kaplama olmak üzere iki aşamadan oluştuğunu belirtmek gerekir. Cerrahi aşamada tedavi gören bireyin çenesine daha önceden tespit edilen açılarla dört adet implant yerleştirilir. Bu aşamadan sonra protez kaplama aşamasına geçilir. Burada; çeneye yerleştirilen implantlar diş protezi ile sabitlenir. Sabitleme işlemi ile implantların yerleştirilme işlemlerinin aynı gün içerisinde yapıldığını ve ilk aşamada kullanılan protezin geçici olduğunu hatırlatmak gerekir. Geçici diş protezi takılmasının üzerinden üç aylık periyot geçtikten sonra tedavi gören bireye kalıcı diş protezleri takılır ve tedavi süreci tamamlanır. Geçici protezlerin kullanımı esnasında uzman hekim söylemlerini dikkate almak tedavinin başarı oranı üzerinde doğrudan etkilidir.

İstatistiksel veriler “ALL-ON-FOUR” tedavi yönteminin başarısını destekler niteliktedir. Tedaviyi denemesinin üzerinden 5 yıl geçmiş hastalarda sağlamlık % 97.7 oranındayken 9 yıl geçmiş hastalarda bu oran çok ufak bir düşüşle % 96.2’ ye gerilemiştir. Fakat genel olarak bakıldığında “ALL-ON-FOUR” yöntemi, % 100’ e yakın bir başarı oranı vaat etmesi ile alanında en yetkin tedavi yöntemleri arasında yer alır.

Bu noktada tedavi esnasında bireyin lokal anestezi ile uyuşturulduğunu, bu durum neticesinde ise hiçbir şey hissetmediğini belirtmek gerekir. Fakat uygulanacak anestezi yöntemi bireye göre değişkenlik gösterebilir. Tedaviden korktuğunu ve tedavi esnasında uyumak isteyen bireyler için genel anestezi tercih edilir.

Yavuz Turgul’ dan Ses Getirecek Bir Film Daha

Yavuz Turgul’ dan Ses Getirecek Bir Film Daha

Yaptığı filmlerle Türk sinemasına damga vuran ve adını sinemaseverlere ezberletmiş bir yönetmen olan Yavuz Turgul’ un son filmi deyim yerindeyse beyaz perdeye bomba gibi düştü. 10 Kasım’ da gösterime giren film sinema eleştirmenleri ve seyirci tarafından bir hayli beğenildi. Cem Yılmaz, Ozan Güven, Zafer Alagöz ve Ahu Yağtu gibi birçok önemli ismin katıldığı gala gecesinde, filmin övgüyü ve takdiri sonuna kadar hak ettiği konusunda birçok açıklama yapıldı.

Bu noktada ortaya koyduğu her iş ile ses getiren ve Yol Ayrımı filminin yapımcılığını ve yönetmenliğini üstlenen Yavuz Turgul’ a ayrı bir parantez açmak gerekir. Sırasıyla Eşkıya, Gönül Yarası, Kabadayı ve Av Mevsimi filmleriyle Türk sinema tarihine ayrı bir sayfa açan Turgul, 1946 yılında dünyaya gözlerini açtı. Çocukluk yıllarından itibaren tiyatroya ve oyunculuğa ilgisi olan Turgul’ un ilk ses getiren filmi ise 1984 yayınlanan Fahriye Abla oldu. Takip eden dönemlerde ise sinemaya bakış açısı ile sinemaseverlerin üzerinde büyük bir etki bırakan Turgul’ un yıldızı kısa süre içerisinde parladı.

Şener Şen 7 Yıl Sonra Beyaz Perdede

Fragmanı ve oyuncu kadrosu büyük bir merak uyandıran “Yol Ayrımı”, filmin başrolü Şener Şen açısından da özel bir anlam taşımakta. 2010 yılında beyaz perdede gösterime giren Av Mevsimi’ nden sonra herhangi bir projede yer almayan usta oyuncu, galada yaptığı açıklamalar filmin senaryosunun ve akışının ne denli kuvvetli olduğunun ispatını niteliğinde olan şu sözleri söyledi: “Herkes uzun bir aradan sonra neden beyaz perdeye geri döndüğümü soruyor. Bu 7 yıllık süreçte birçok projeden teklif aldım fakat hiçbirinin senaryosu ilgimi çekmedi.”

Yol Ayrımı, ailesinden miras kalan tekstil atölyesi zincirini büyütmeyi hayatının gayesi edinmiş olan Mazhar’ ın geçirdiği trafik kazasıyla ters yüz olan hayatını konu alıyor. Hayatta yaptığı tercihlerin sonucuna katlanmakta dönem dönem zorlanan Mazhar, geçirdiği trafik kazasından sonra kurduğu arkadaşlıklar ile deyim yerindeyse hayata yeniden tutunuyor. Bu aşamada Mazhar ile yeni dostlarının aralarında geçen duygusal sahnelerin seyirci üzerinde bıraktığı etkide, senaryonun yanı sıra başarılı oyunculukların da büyük bir etkisi olduğunu ifade etmek gerekir.

Telefonda Satış Teknikleri

Günümüz piyasalarında ürün tanıtımı ve pazarlama faaliyetleri ürünün satış rakamlarını arttıran etmenlerin en başında gelmekte. Bu nedenden ötürü de tahmin edilebileceği gibi firmalar pazarlama faaliyetlerine verdiği önemi eskiye nazaran daha da arttırmak durumunda. Bu bağlamda bugünkü yazımızda firmaların kar marjını ve pazar payını arttırmasını sağlayan modern pazarlama faaliyetlerinden biri olan telefonda satış ikna teknikleri sorusunun yanıtını arayacağız.

Telefonda Satış İkna Teknikleri

Günden güne artarak devam eden akıllı telefon kullanımı ister istemez firmaları yahut bireyleri telefonda satış ikna teknikleri nelerdir sorusunun cevabını aramaya itmiştir. Bu doğrulta yapılan gözlemler ve araştırmalar neticesinde elde edilen çıkarımları maddeler halinde şu şekilde sıralayabiliriz:

– Görüşmeler esnasında canlı bir ses tonunun kullanılması ve kelimelerin yutulmadan yani anlaşılır şekilde telaffuz edilmesi görüşmeyi yapan bireyin müşteri üzerinde olumlu bir etki bırakma olasılığını arttırır.,

– Görüşmeyi yapacak olan çalışanın görüşmeye başlamadan önce prova yapması ve kendine bir taslak hazırlaması oldukça önemlidir. Fakat zorunlu haller dışında hazırlanan bu taslağa tümüyle bağlı kalmak müşteri üzerinde olumsuz etki yaratabilir. Bu nedenle imkanlar dahilinde görüşme esnasında doğaçlama yapılması faydalı olacaktır.

– Çalışanın görüşmede tanıtımını yapacağı ürünün tüm detaylarına hakim olması ve müşterinin olası sorularına anlık olarak cevap verebilmesi telefonda satış ikna teknikleri noktasında oldukça önemli bir detaydır.

– Görüşmenin monolog bir şekilde gerçekleşmemesine dikkat edilmelidir. Müşteriye özgürce konuşma imkanının tanınması ve soru sormasına izin verilmesi bu noktada oldukça önemlidir.

– Müşteri ile geçmiş dönemlerde yapılan telefon görüşmelerini incelemek müşteri profilinin anlaşılması açısından faydalı olabilir. Bu nedenle “Müşteri Takip Sistemi” kullanan firmaların çalışanlarının müşteri ile daha önce yapılan görüşmeleri incelemesi gerekir.

– Görüşme esnasında çalışanın mutlu bir ses tonu ile müşteriye hitap etmesi müşterinin rahatlamasını dolayısıyla görüşmeden memnun ayrılmasını sağlar.

Sıralanan maddelere bakıldığında telefonda satış ikna teknikleri noktasında hitabetin önemi açıkça görülmektedir. Bu nedenle firmaların diksiyonu ve iletişimi kuvvetli bireyler yardımıyla telefonda satış ikna teknikleri kullanarak müşteriye ulaşması gerekir. Aksi takdirde firmanın müşteri özelinde antipatik bir duruma düşmesi ve popülaritesini kaybetmesi de mümkündür.