Sertleşme Sorunu Belirtileri Nedir? Nasıl Teşhis Edilir?

Cinsel işlev bozukluğu kadın ve erkeklerin ortak problemleri arasında yer alır. Erkeklerde cinsel bozukluğun farklı nedenleri vardır. Bunlar arasında en çok görülen ise iktidarsızlık olarak da bilinen sertleşme sorunu olmaktadır. Sertleşme problemi erkeğin cinsel birliktelik sırasında yeterli sertliğe kavuşamamasını ya da yeterli süre boyunca sert kalamamasını ifade eder. Belli bir nedene bağlı olarak ortaya çıktığı gibi nedensiz bir şekilde meydana gelebilir. Bazı erkeklerde kısa sürerken bazılarında sertleşmenin hiç olmadığı da bilinmektedir. Sosyal yaşamı tehdit eden bir durum olmasa da partnerin yaşam kalitesini etkileyeceğinden soruna hızlıca müdahale edilmesi çözüm açısından oldukça önemlidir.

Sertleşme Sorunu her yaştan erkekte olabilir. Sık rastlanan bu durumun gelişme ihtimali yaş ilerledikçe daha yüksek olur. Erkeklerde 40 yaşın üzerinde görülme olasılığı daha fazladır. Ancak aşağıda bahsedeceğimiz nedenlere bağlı olarak da ortaya çıkabilir.

  1. Kişide kalp hastalığı varsa,
  2. Şeker hastalığı varsa,
  3. Peniste sinir hasarı varsa,
  4. Nörolojik rahatsızlığı varsa.

Sertleşme sorununun psikolojik etkileri de vardır. Örneğin uzun süren bu durum eşler arasında ayrılığa ve huzursuzluğa kadar gidebilir. Yukarıda da bahsetmiş olduğumuz gibi partnerin yaşam kalitesini düşüreceğinden dolayı aslında bunu yalnızca bir erkek sorunu olarak değerlendirmemek gerekir.

Erkek ve kadın için ortak olan bazı değerler vardır ve evlilikte ortak paylaşım olan cinsel yaşamın kalitesi de bu noktada çok önemlidir. Eğer çiftlerden herhangi birisi cinsel işlev bozukluğu durumuyla karşı karşıyaysa profesyonel destek almakta fayda vardır.

Kürler ve Bitkisel Tedavi

Bitkilerin insan sağlığına faydası insanlığın tarihi kadar eski bir durumdur. Bitkilerle tedavi konusunda söylenebilecek tek sözün de asıl tedavi yöntemlerinden birisi olduğudur. Bugün ilaçların etken maddelerine baktığımız da ise özünde bitkilerden yapılmış olduklarını görebilirsiniz. Ancak ilk dönemde şifalı bitkiler içlerinde herhangi bir karışım olmadan insanlığın hizmetine sunulmuşken zamanla birlikte modern tıp ve hızlı yaşamda bu bitkilerin farklı şekilde kullanılmasına neden oldu ve bitkisel tedavi alternatif bir tedavi şekli olarak kabul edildi. Bitkilerle tedavilere baktığımız da Kızılderililerden tutun da Hititlere varıncaya hatta mayalara kadar uzun bir dönemi kapsadığını görebiliyoruz. Hatta eski medeniyetlerin doğal tedavi sürecini kullanarak insanların sağlıklarının da bozulmamasını sağladıkları biliniyor.

Bitkisel tedavinin alternatif bir tıp olarak görülmesi zamanla oluşturulmuş olan bir durum ve insanlarda artık yeni yeni bu tedavi şeklinin faydasını görmeye başladılar. Bundaki farkındalık aslında bilimsel inceleme ve araştırmalardan kaynaklanıyor. Çünkü birçoğumuz da hangi hastalık için hangi bitkilerin kullanılması gerektiğini bilmiyorduk. Dolayısıyla alternatif olarak geliştirilmiş olan bu tıp sayesinde artık insanlarda tavsiyeler doğrultusunda hangi hastalıklarda hangi bitkileri kullanmaları gerektiğini çok iyi biliyorlar. Bu sayede vücutlarına girecek olan kimyasal maddelerden de uzak kalmış oluyorlar. Bitkilerin tedavi de öyle büyük gücü var ki kanserin bile çözümü olma noktasında önemli bir yol kat etmiş durumdayız. Kısaca kürler sayesinde kendimizle ilgili ya da hastalıklarımızla ilgili olan her türlü soruna da kolay bir yaklaşım sağlayabiliyoruz.

All-On-Four Nedir?

2003 yılında geliştirilen ve implant ile tedavide deyim yerindeyse çığır açan “ALL-ON-FOUR” yöntemi en basit ifadeyle; dişi olmayan bireylere, çeşitli yöntemlerle tespit edilen açılar ile dört adet implant yerleştirilmesi ve yerleştirildikten birkaç saat sonra implantların diş protezi ile kaplanarak sabitlenmesi işlemlerinin bütününü ifade eder. Yöntemin uygulanabilmesi için tahmin edilebileceği gibi belirli şartlar gerekir. Bu şartları şu şekilde sıralamak mümkündür:

– Üst çene ve çene kemiğinin kemik genişliğinin en az 5 mm. olmalıdır.

– Köpek dişleri arasındaki kemik uzunluğu en az 10 mm. olmalıdır.

– Çene delikleri arasındaki kemik yüksekliği minimum 8 mm. olmalıdır.

Belirtilen şartları sağlayan bireyler, standart muayenelerden ve hekim kontrolünden geçtikten sonra “ALL-ON-FOUR” tedavi yöntemiyle sağlıklı dişlere kavuşabilir.

ALL-ON-FOUR Yöntemi Nasıl Uygulanır?

Öncelikli olarak yöntemin, cerrahi ve protez kaplama olmak üzere iki aşamadan oluştuğunu belirtmek gerekir. Cerrahi aşamada tedavi gören bireyin çenesine daha önceden tespit edilen açılarla dört adet implant yerleştirilir. Bu aşamadan sonra protez kaplama aşamasına geçilir. Burada; çeneye yerleştirilen implantlar diş protezi ile sabitlenir. Sabitleme işlemi ile implantların yerleştirilme işlemlerinin aynı gün içerisinde yapıldığını ve ilk aşamada kullanılan protezin geçici olduğunu hatırlatmak gerekir. Geçici diş protezi takılmasının üzerinden üç aylık periyot geçtikten sonra tedavi gören bireye kalıcı diş protezleri takılır ve tedavi süreci tamamlanır. Geçici protezlerin kullanımı esnasında uzman hekim söylemlerini dikkate almak tedavinin başarı oranı üzerinde doğrudan etkilidir.

İstatistiksel veriler “ALL-ON-FOUR” tedavi yönteminin başarısını destekler niteliktedir. Tedaviyi denemesinin üzerinden 5 yıl geçmiş hastalarda sağlamlık % 97.7 oranındayken 9 yıl geçmiş hastalarda bu oran çok ufak bir düşüşle % 96.2’ ye gerilemiştir. Fakat genel olarak bakıldığında “ALL-ON-FOUR” yöntemi, % 100’ e yakın bir başarı oranı vaat etmesi ile alanında en yetkin tedavi yöntemleri arasında yer alır.

Bu noktada tedavi esnasında bireyin lokal anestezi ile uyuşturulduğunu, bu durum neticesinde ise hiçbir şey hissetmediğini belirtmek gerekir. Fakat uygulanacak anestezi yöntemi bireye göre değişkenlik gösterebilir. Tedaviden korktuğunu ve tedavi esnasında uyumak isteyen bireyler için genel anestezi tercih edilir.