Sonbahara geçişte sağlıklı kalmak için yapmanız gerekenler

Mevsim geçişleri insan sağlığı için problemler oluşturabilir. Canlılar bulundukları ortama adaptasyon sağlarlar. İnsanlar için de bu durum aynıdır. Bu yüzden mevsim geçişlerinde bir takım sıkıntılar yaşarlar. Örneğin, mevsim geçişleri depresyon sebebi olabilir. Yaz mevsimine adapte olan insan vücudu, mevsim sonbahara dönerken bir takım zorluklarla karşılaşacaktır. Bunun için alınması gereken bir takım tedbirler vardır. Beslenmenize, uykunuza ve diğer bazı şeylere dikkat ederek bu geçişi rahat bir şekilde atlatabilirsiniz. İsterseniz, hep beraber bu sonbaharda sağlığınızı arttırmanın yollarına bakalım.

İyi beslenin

B12 vitamini yorgunluğa neden olur. Mevsim geçişleri halsizlik ile özdeşleşmiştir neredeyse. Özellikle mevsim geçişlerinde oluşması muhtemel yorgunluklardan korunmak için B12 yönünden zengin besinlerle beslenin. Örneğin, yumurtayı, sütü, balığı, eti sofranızdan eksik etmeyin. Bunun yanında bol sıvı almaya dikkat edin.

Grip aşısı olun

Eğer imkânınız var ise grip aşısı olmanızı tavsiye ederiz. Özelikle bir rahatsızlığınız var ise ve olası bir grip sizi daha da kötü duruma düşürecekse o zaman grip aşısı olmanızı öneririz. Eğer okul gibi kalabalık yerlerde çalışıyorsanız, mutlaka aşınızı yaptırın. Virüsler, kendini çabuk değiştiren canlılardır. Geçen sene yaptığınız grip aşısı bu sene işe yaramayabilir, zira virüsler çok çabuk kendilerini değiştirirler.

Soğuk algınlığından kendinizi koruyun

Etrafınızdaki insanlar burunlarını çekmeye başlamışsa kendinizi bir takım önlemlerle koruyabilirsiniz. Ellerinizi gün içinde yıkayın, yemekten önce ellerinizi mutlaka yıkayın, iyice dinlenin, sağlıklı bir şekilde beslenin.

Dışarıda vakit geçirin

Sonbahar dışarıda vakit geçirmek için güzel bir mevsimdir. Bu güzel mevsimin tadını çıkarın ve evde oturmayın. Yürümek için olsun, bisiklet sürmek için olsun mutlaka dışarıya çıkın. Düzenli spor yapmak bağışıklık sistemini güçlendirecektir.

Hayatınızı düzene koyup bir rutin yakalamaya çalışın

Yaz bize elveda derken, güneş ışığı da aynı şekilde bizden ayrılır. Güneş ışığının gitmesi vücudumuzun düzenini de bozacaktır. Uzmanların önerdiği, havalar iyiyken uyguladığınız rutini sonbaharda da uygulamaktır. Uygun bir saatte yatağınıza girin, en azından yedi saat uyumaya çalışın.

Tatlıda aşırıya kaçmayın

Soğuk havalar çay ve kahve ile kurabiyelerin, tatlıların zamanıdır. Kendinizi tamamen bu keyiften mahrum etmeyin ama sakın tatlıda aşırıya da kaçmayın. Küçük miktarlarda tatlı yemek zarar vermez ama aşırıya kaçmak sağlığınız için iyi değildir.

Sizlerde de mevsim değişikliği belirtileri ortaya çıkmışsa yukarıda yazılanları takip ederek sağlıklı bir sonbahar geçirebilirsiniz.

Akıllı Telefon Kullananlar Dikkat !

KREDİ KARTINIZ VE ŞİFRELERİ TEHLİKEDE OLABİLİR

Hackerların son yöntemi sizleri çok şaşırtacak. Bu kadar da olmaz denilen bu yöntemle telefonda yaptığınız tüm hareketler kayıt altına alınırken, konudan haberiniz dahi olmuyor. Herhangi bir mail, ileti almadan, herhangi bir siteye girmeye dahi gerek kalmadan telefonunuz içerisinde bulunan tüm bilgiler sizden habersiz alınabilir hatta yine haberiniz dahi olmadan sizin taraf

TELEFONUNUZUN YÖNETİMİ KORSANLARIN ELİNE NASIL GEÇİYOR

Korsanların telefonunuzu ele geçirme yöntemi, bu kez farklı bir metodala çalışıyor. İnternet’e girmenize dahi gerek kalmayan bu son yöntemde, korsanlara sadece açık kalmış ya da açık bırakılmış bir bluetooth yetiyor. Kalabalık bir ortamda açık kalmış herhangi bir bluetooth üzerinden yarım dakikalık bir süre, telefonun ele geçirilmesi için yetiyor.

ELE GEÇİRİLEN BİR TELEFON ÜZERİNDEN NE GİBİ İŞLEMLER YAPILABİLİR

Ele geçirilen bir telefon üzerinden kullanıcının telefon üzerinde yaptığı tüm hareketler kayıt altına alınabilir. Kredi kartı şifrelerinden, banka şifrelerine kadar özel bilgiler alınabileceği gibi, telefon üzerinden dinleme dahi yapılabilmekte, kişinin konum bilgisine kadar tüm bilgilerine rahatlıkla ulaşılabilmektedir. (örneğin konum bilginize ulaşan bir korsan ne zaman evde olup olmadığınızı rahatlıkla bilir ve bunu kötü amaçları doğrultusunda kullanabilir) Tüm bunların yanında belki de işin en kötü kısmı olan telefonun tüm kullanımı da ayrıca karşı taraftaki korsanın eline geçebilmektedir. Böylelikle Türk Ceza Kanununda adı geçen Bilişim Suçları başlığı altında geçen suçlar da sizin haberiniz olmasa dahi, sanki siz işlemişsiniz gibi işleme konulabilmektedir. Örneğin herhangi bir resmi devlet sitesinin çalışmaması istendiğinde siz ve sizin gibi telefonu ele geçirilmiş kurbanlar üzerinden bahse konu site/sitelere saldırı yapılabilmekte, bu şekilde sizde her ne kadar istemeseniz de bir siber ordunun askeri olabilirsiniz. Ayrıca bu yöntemin Avrupa’da da çok kullanıldığı bilinmektedir.

TELEFONUMUN BLUETOOTH YÖNTEMİYLE ELE GEÇİRİLMEMESİ İÇİN NE YAPABİLİRİM

Böylesine tarafınıza sıkıntı oluşturabilecek bu konuyu aslında çok basit yöntemlerle önleyebilir ve engelleyebilirsiniz. Bununla ilgili de öncelikli olarak özellikle kalabalık ortamlarda telefonunuzda bulunan bluetooth’u açık bırakmamaya eğer açtıysanız da işiniz biter bitmez kapatmaya özen göstermelisiniz.

Siz siz olun bu benim başıma gelmez demeyin çünkü böyle bir suçun mağduru olduğunuzda her şey için çok geç olabilir.

Türk futboluna TFF’nin etkisi

Son zamanlarda Türkiye’nin gündemini oldukça yoğun eden ve özellikle Fenerbahçe’nin sürekli dile getirdiği TFF’nin görevini kötüye kullanma sorunu devam etmektedir. Özellikle spor kamuoyunun savunduğu Beşiktaş’ı koruma mantığı son zamanlarda oldukça gündeme gelmiş ve spor medyasının diline düşmüştür.

Geçtiğimiz hafta sonu oynanan Elazığspor – Rizespor maçında Rizesporlu Futbolcu Halil İbrahim Sönmez kendisini yere attığını ve hakemin penaltıyı vereceğini bildiğini söyleyerek bu acı gerçeği ne yazık ki gözler önüne serdi. Futbolcuların bu derece olaya hakim olması ise Türk futboluna son derece kötü bir imaj bırakmıştır. Özellikle hakemlerin federasyon tarafından etkiye alındığı söylenmektedir.

Eski futbolcu ve spor yorumcusu Rıdvan Dilmen’in NTV Spor’da yayınlanan programında yaptığı açıklamalar medyada bomba etkisi yaratmıştır.

“Misyonunu tamamlamış bir TFF var. Bu ne ya? İnsanları aptal yerine koyuyorsunuz. Yok vurmadı, yok o görüntü değildi. İstediğine görüntüden veriyorsun, istediğine vermiyorsun. Yayıncı kuruluştan 3 dakikadan görüntüden çıkarıyorsun federasyon olarak. Çok ciddi bir ithamda bulunuyorum. Benim şampiyonluk adayım Fenerbahçe değil. Beşiktaş’ın oynadığı futbola, Galatasaray’ın futboluna saygı duyuyorum, lafı yok ama siz karışmayacaksınız. Fitneyi siz koruyorsunuz. O güzel holdingleriniz başına geçin, bu işten çıkın. Çok ayıp oluyor”

“Bir insan ile ilgili sahte rapor hazırladınız. Devlete sesleniyorum. Çağlayan şurası. Ben de elimle belgeyle gideceğim. Çağlayan şurası. Rıdvan Dilmen bize iftira attı”

İşte Rıdvan Dilmen’in bu sözlerine TFF cephesinden henüz bir cevap gelmemiştir.

Türk Futbolu gün geçtikçe çok acı yerlere gitmektedir. TFF’nin oynadığı oyunlar Türk futbolunu etkisi altına almıştır. Kollanan takımlar yükselirken hakkı yenilen takımlar ise küme düşerek çok ağır bir biçimde cezalandırılmaktadır. Bu duruma sessiz kalmak ise Türk futboluna çok büyük bir yara açmaktadır.

Son olarak 7 Ekim 2017 tarihinde Fenerbahçe taraftarının yapacağı TFF’ye yürüyüşe renk ayırt etmeden tüm futbol severlerin katılması ve bu konuda Sarı – Lacivertli taraftarlara destek olması gerekmektedir. Aksi taktirde Türk futbolunun geleceği 18 yabancı oyuncuya bağlanacaktır.

Özellikle Türk futbolunun gelişimi için bu yürüyüşün önemi son derece yüksektir. Türkiye’nin dört bir yanından takımlarına gönül veren tüm taraftarların haklarını araması için bu yürüyüşte Fenerbahçe taraftarının yanında olması sadece Fenerbahçe için değil, bütün takımlar için son derece önemlidir.