Kuyumcu devi Atasaydan Giyilebilir teknoloji

Kuyumculuk sektöründe yaklaşık 100 yıldır hizmet veren, lüks ve bilindik marka olan ATASAY, teknolojiye adım atma kararı aldı. Alyans, küpe, altın, mücevher ve özel serileriyle her zaman yüksek geliri olan seviyeye hitap etmeyi başarmış, ender ve kaliteli markalardan birisidir. Nesilden gelen bu aile şirketi, kurucudan toruna doğru yol almayı başarmıştır.

Teknolojinin gelişmesiyle birlikte artan sanal gerçeklik gözlükleri, akıllı saatler, Google glass gibi ürünler sonrasında, ATASAY bu işe adım atma kararı verdi. Ünlü kuyumcu markası her zaman özel tasarımlar ve özel üretimler yapmayı başarmış bir firmadır. Buna güvenerek, kalitesi ve elite kesime hitap etmesi dolayısıyla ürün yelpazesine “SMART” adıyla giyilebilir mücevherat üretimine başladı. Stantlarında satışa başladıkları ürünler Jewelry ve Business olarak ikiye ayrılmaktadır.

Yapılan resmî açıklamada, önceki aylarda İstanbul’da düzenlenen fuarda akıllı mücevherat ürünlerini kamuoyuna duyurmuştu. Adından ve kategoriye ayrılmasından da anlaşıldığı gibi kadınlara ve erkeklere özel hitap eden ürünler yer almakta. Jewelry skalasındaki ürünler bayanlar için, Business kataloğundaki ürünler ise beyler için pazara sunulmuş durumda.

Kadınlara özel tasarımlar için eklemeler

Kadınlara özel tasarımlar genelde multimedya öğeleri için düşünülmüş. Güncellenebilen durum mesajları, videolar ve görselleri içerek kolyeler, bileklik ve yüzüklere özel ekranla aktarımlar… Erkekler için kol düğmeleri, yüzükler düşünülmüş. Mesela kartvizit taşımanıza gerek kalmıyor. NFC adı verilen teknolojiye sahip akıllı telefonlar bu takıları okuyabiliyor ve otomatik olarak aksesuarda yer alan bilgiyi hafızasına kaydediyor.

CEO tarafından yapılan açıklamada, teknolojinin sürekli geliştiğini ve insan hayatına olan etkisinin önemini hatırlatarak konuşmasına başladı. Ardından ATASAY bu alanda pazara giriş yaptı diyerek sözlerine devam ederken, giyilebilir teknoloji ürünlerinin ilerleyen süreçlerde insan hayatına nasıl müdahale edebileceğinin altını çizdi. Ürünlerimizin ilginç olmasının ve teknolojiyi barındırmasının yanı sıra, şıklığını ve zarifliğini koruyabilmesi önemli bir konudur dedi. Aynı zamanda teknolojiyi mücevherat ürünleriyle birleştirerek şık, lüks ve stilistler tarafından dokunulması hissini tüm kamuoyuna aktarmak istiyoruz dedi.

Şu an için özellikle Avrupa ülkeleri ve Çin’de bu konu ile ilgili büyük adımlar ve üretimler başlamış durumda. Atasay CEO’sunun yaptığı açıklamanın doğru olduğunu bu araştırmadan rahatlıkla anlayabilirsiniz. Şu an için Türkiye’deki kuyumculardan bu tarz bir girişim olmadığı için, yerli pazarda ilkleri yaşatmak mantıklı bir seçim olacaktır.

Google daha az enerji tüketecek

Dünyanın en büyük arama motoru ve internet teknolojileri sahibi Google, aynı zamanda Anroid işletim sisteminin de üreticisi ve geliştiricisi. Kısacası teknoloji ile ilgili tüm dünya pazarında oldukça büyük bir hisseye ve itibara sahip. 2014 senesinde Deep Mind adlı yapay zeka şirketini satın alan Google, kendi kendini yenileyebilen ve ilerletebilen bu uygulamayı enerji tüketimini düzenlemek ve azaltmak amacıyla kullanma kararı aldı. Enerji tüketimiyle görevlendirilen DeepMind ortalama  bir tüketim tasarrufu sağlamayı başardı ve bu büyük firmayı düşündüğümüzde enerji tüketiminin ne kadar fazla olduğunu anlayabilirsiniz. Böylece %57’lik başarı diliminin ne kadar önemli ve yüksek seviye olduğunu anlamanız oldukça mümkün.

Verimli enerji kullanımı

Aynı zamanda Hosting yani barındırma ve domain hizmeti ile gündeme gelen Google, kendi Datacenter (Veri merkezi) sahibi olan bir firma. Burada barınan sunucuların ve diğer donanımların tükettiği toplam enerji miktarının büyüklüğü bir ailenin 1 yıllık enerjisinden daha fazladır belki de. Satın alınan bu yapay zekâ modülü sayesinde kurulumlar başarıyla tamamlandı ve gereksiz enerji tüketimleri saptanarak ihtiyaca göre enerji verilmesi otomatik olarak sağlandı.

Yıllık bir enerji tüketimi hesaplaması yapalım. Burada bahsedeceğimiz veriler gerçekçi şeyler değildir, tamamen hayal ürünüdür. Sadece bu yapay zekâ sisteminin ne kadar kârlı bir yatırım olduğunu aktarmak için örnekleme yapacağız. Google’ın dünya üzerinde aylık tüketimi 1.000.000 KW olsun. Bunun karşılığı ise 1 milyon dolar olsun. Yıllık 12.000.00KW tüketim ve 12 milyon dolar enerji ödemesi yapılmış olur.  Tasarruf tutarını hesaplayalım. Yıllık tam tamına 1.8 milyon dolar kâr. Yeni yatırımlar ve projeler için oldukça büyük bir bütçe. Tabii bu rakamlar sadece hayal ürünü. Daha fazla da olabilir, daha az da. Sonuç olarak karlı ve tasarruflu olacağı aşikar bir konu olarak kabul edilebilir.

 

Suda gidebilen araçlar geliyor

Tekrar tekrar dile getirmekten bıkmadığımız bir konu: trafik sorunu. Ne yazık ki günümüzde bu sorun çözüme ulaşmak yerine sürekli artış gösteriyor. Ne köprüler ne araçlar hiçbiri insanlara derin bir oh çektirmiyor. Bu haberimizde sizlere bahsedeceğimiz yeni taşıt bu trafik çilesine toplu olarak bir çözüm olmasa da zaman zaman acil olarak bir yere ulaşma sıkıntınızı çözüme kavuşturabilecek bir gelişme.

Suda makul bir hızda ilerleyen ve konforlu ufak taşıtları hayal edelim, hayal etmekle kalmayıp bunun gerçekleştiğini düşünelim. Çünkü birçok adım atılmaya başlandı suda gidebilen taşıtlar için. Bu taşıtlar acil ulaşım ihtiyaçları esnasında gayet hayat kurtarıcı bir fikre benziyor.

Fransa’nın Paris şehrinde yaşayan Alain Thebault ve Anders Bringdal birkaç ay önce bir kampanya başlattılar ve bu kampanya ile kısa sayılabilecek bir süre içerisinde 500.000 bin dolar topladılar. Biri tekneci biri rüzgâr sörfçüsü olan bu iki kişi bu kampanyanın 1 milyon dolara ulaşacağını düşünüyor. Bu iki isim drone üretimi konusunda başarısını kanıtlamış olan Parrot şirketi ile birlikte bazı modeller üzerinde çalışmaya başlayacak. Bu çalışmalar ise çok değil, 2017’nin yaz döneminin başlangıcında ilk olarak Paris’de denenmeye başlanacak.

Bu Taşıtın Özellikleri Ne Olacak?

Taşıtın ismi SeaBubbles. Taşıt tamamıyla elektrik ile çalışacak. Malzeme olarak taşıtın dışı fiber cam ile kaplanacak ve içerisinde yüksek yoğunluk barındıran köpük kullanılacak. Hız olarak ise saatte 30 km’ye kadar çıkabilecek.

İlk denemeler Paris’de yapıldıktan sonra hemen ardından New York’ta denenmeye devam edilmesi planlanıyor. Eğer denemelerden geçmeyi başarırsa ki başarmasını umuyoruz, kademeli olarak seri üretime geçilecek ve yatırımcılar, disbrütörler derken Dünyaya yayılmasını dört gözle bekliyoruz.