Bir Büyük Hikaye: AYLA

Bir Büyük Hikaye: AYLA

Beyaz perdede son dönemlerin en çok ses getiren ve etkisini bir süre daha hissettireceğine kesin gözüyle bakılan Ayla’ nın oyuncu kadrosunda; İsmail Hacıoğlu, Murat Yıldırım, Ali Atay, Çetin Tekindor ve Damla Sönmez gibi birçok ünlü oyuncu yer alıyor. Yönetmen koltuğunda Can Ulkay’ ın oturduğu ve Türkiye’ nin Oscar Adayı olan Ayla’ da, İsmail Hacıoğlu’ nun sergilediği performansa ayrı bir parantez açmak gerekir.

1985 doğumlu genç oyuncu Hacıoğlu, “Bir İstanbul Masalı” ile kameraların önüne geçtiği günden itibaren yer aldığı projelerin tümünde izleyicinin beğenisi kazandı ve bunun neticesinde popülaritesini kısa bir süre içerisinde arttırdı. Ayla filmi özelinde bakılacak olursa, hikayenin kahramanı ve Ayla’ yı bulan kişi Süleyman Dilbirliği’ ni canlandıran İsmail Hacıoğlu, rolünün tüm gereklerini yerine getirmesi ve oyunculuk yeteneği ile izleyicilerden tam not aldı.

Gerçek Bir Hikaye Beyaz Perde’ de

Ayla’ nın projelendirme aşamasından itibaren bu denli ilgi çekmesinin sebeplerinden belki de en önemlisi filmin yaşanmış bir olaya dayanıyor olması. 1950 yılında oldukça kanlı çatışmaların görüldüğü Kore Savaşı sırasında, Güney Kore tarafına yardıma giden Türk Birliklerinden Astsubay Süleyman Dilbirliği’ nin soğuk bir kış gecesinde bulduğu ve Ayla ismini koyduğu kızın hikayesini anlatan film birçok sahnesiyle deyim yerindeyse izleyicinin tüylerini diken diken yaptı.

İskenderun’ dan Kore’ ye

İskenderun’ da görev yaptığı sırada Kore Savaşı’ na gidecek olan kafileye çağrılan Dilbirliği’ nin hayatı Ayla’ yı bulduktan sonra tam anlamıyla ters yüz oldu. Kısa sürede birbirlerine bağlanan Dilbirliği ile Ayla arasındaki duygusal sahnelerin beyaz perdeye aktarılması sinemaseverleri gözyaşlarına boğdu.

Filmin temel amacı olarak; Türk Silahlı Kuvvetleri’ nin şefkatli ve yardımsever yüzünü özelde Türkiye, genelde ise küresel çapta sinemaseverlere göstermek olduğunu belirtmek yanlış bir ifade olmayacaktır. Annesi ve babası Kuzey Kore saldırısında ölen Kim Eunja isimli kız çocuğuna yüzü ay gibi olduğu için Ayla adını koyan Astsubay Süleyman, Kore’ den terhis edilirken Ayla’ yı da Türkiye’ ye getirmek için oldukça çabalamış fakat başarılı olamamıştır. Yıllar sonra Aylasına kavuşan Dilbirliği, verdiği bir röportajda kavuşma anının, hayatının en mutlu anlarından biri olduğunu ifade ederek mutluluğunu dile getirmiştir.

Son Dönemin En Popüler Hastalığı: Reflü

Son Dönemin En Popüler Hastalığı: Reflü

İnsan sağlığı noktasında, özellikle son yıllarda yazılı ve sözlü basında en sık karşılaşılan soruların başını “Reflü nedir?” ve “Reflü ne demek?” soruları çekmektedir. Bu bağlamda en genel ifadeyle reflü; midede sindirime yardımcı olan asidin sık sık ağız ve yemek borusuna geri gelmesi durumu olarak ifade edilebilir. Hemen herkes yaşantısı boyunca en az bir kez reflü ile karşı karşıya kalmıştır. Fakat tahmin edilebileceği gibi reflünün tekrarlama periyodu bireyler arasında bir hayli değişkenlik gösterir. Elbette bu durumun en temel sebebi; insan vücudundaki birçok çeşitli etmenin reflüyü tetikliyor olmasıdır. Dönemsel olarak ortaya çıkan ve bireye kısa süreli rahatsızlıklar veren reflünün tedavisi, kronik olarak ortaya çıkan reflü ile kıyaslandığında daha kolaydır.

Detaylarıyla Reflü Belirtileri

Hemen her hastalıkta olduğu gibi reflüde de belirtilerin doğru bir şekilde yorumlanması ve bunun neticesinde hastalığın erken teşhisi oldukça önemlidir. Kliniksel araştırmalar ışığında bakıldığında hasta bireylerde rastlanan reflü belirtileri bir hayli farklılık göstermektedir. Buna rağmen otoriteler tarafından yapılan incelemeler neticesinde belirli başlı reflü belirtileri genele uyarlanarak kabul edilmiştir. Genele uyarlanan bu reflü belirtilerini şu şekilde özetlemek mümkündür:

– Yutmada Yaşanan Güçlükler: Mide asidinin yemek borusunu ve gırtlağı tahriş etmesi, bu bölgelerde boyutsal olarak daralma meydana getirir. Mideye ulaşırken daralan bu yerlerden geçen gıda maddeleri bireye bir hayli acı verir.

– Zatürre: Düşük bir olasılık da olsa bireyin zatürre geçiriyor olması reflü hastalığını işaret edebilir. Bu aşamada reflünün yalnızca yemek borusunda tahribata neden olmadığını ve akciğerlerde de bölüm bölüm hasara sebebiyet verdiğini göz önünde bulundurmak gerekir. Birbirine yakın zamanlarda birden fazla zatürre geçiren bireylerin reflü olması olasılığı bir hayli yükselir.

– Göğüste Yanma ve Ağrı: Mide asidinin mide duvarlarını tahriş etmesi ve daha yukarılara çıkarak yemek borusunda tahribata sebebiyet vermesi, göğüs bölgesinde yanma ve ağrı meydana getirebilir. Bu bağlamda bakıldığında göğüste meydana gelen ağrı ve yanma hissinin kuvvetli bir reflü belirtisini olduğunu söylemek yanlış bir ifade olmayacaktır. Erken teşhiste bu hastalığın tedavisi daha rahatlayıcı olmaktadır.

2017’nin son derbisine doğru

2017 yılının son derbisi olan Beşiktaş – Galatasaray derbisine artık saatler kaldı ve iki takımı da çok yakından ilgilendiren bu derbinin kazananı bakalım kim olacak? Bir yandan lige fırtına gibi başlayan ve şuan ligin lideri olan Galatasaray, diğer yandan avrupa da yoluna dolu dizgin devam eden ve gruptan çıkmayı garantileyen son 2 yılın şampiyonu Beşiktaş.

İki külübün başkanları, oyuncuları ve teknik heyetlerinin hafta boyunca vermiş olduğu demeçler çok hırslı ve kıran kırana bir karşılaşma olacağının habercisi.

Sezona Igor Tudor ile yepyeni bir kadro kurarak başlayan Ligin lideri Galatasaray Tudor yönetimin de ilk derbi zaferini yaşamak istiyor. Takımı baştan aşağıya revize eden Galatasaray’da derbi öncesi en büyük silahı olan Gomis’in form da olması Sarı – Kırmızılı camiaya güven veriyor.

Diğer tarafta ise lige istediği başlangıcı yapamayan fakat Şampiyonlar liginde mağlubiyet yüzü görmeyen ve gruptan lider çıkmayı garantileyen son iki yılda lige ambargosunu koymuş bir Beşiktaş var. Onların da en büyük kozu Şenol Güneş. Kurt hoca’ya taraftarlar ve camia’nın güvenmesi Şenol hocayı mutlu ve motive ediyor. Özellikle Galatasaray’a karşı son zamanlarda bariz üstünlüğü bulunan Beşiktaş evinde seyircisi önünde bu karşılaşmadan galip ayrılarak zirveye bir adım daha yaklaşmak istiyor.

Özellikle Galatasaray camiası için Igor Tudor’un kader maçı olabilecek bir karşılaşma. Taraftarların ve yönetimin bazı bölümünün Tudor’a güvenmemesi maç sonunda olası bir Beşiktaş galibiyeti ile Tudor’un sonu olabileceği konuşuluyor. Beşiktaş cephesinde ise alınacak olası bir galibiyette lig için yeni bir havaya girme ve tekrar zirveye ortak olma adına büyük bir adım atılmış olacak.

Cumartesi günü oynanacak bu karşılaşma özellikle Fenerbahçe ve Başakşehir cephesi için de olası bir liderlik ve şampiyonluk yolunda büyük bir avantaj elde etme şansı olabilir. Maçın sonucu ne olursa olsun umudumuz odur ki kazanan dostluk ve spor olur.