Türk futboluna TFF’nin etkisi

Son zamanlarda Türkiye’nin gündemini oldukça yoğun eden ve özellikle Fenerbahçe’nin sürekli dile getirdiği TFF’nin görevini kötüye kullanma sorunu devam etmektedir. Özellikle spor kamuoyunun savunduğu Beşiktaş’ı koruma mantığı son zamanlarda oldukça gündeme gelmiş ve spor medyasının diline düşmüştür.

Geçtiğimiz hafta sonu oynanan Elazığspor – Rizespor maçında Rizesporlu Futbolcu Halil İbrahim Sönmez kendisini yere attığını ve hakemin penaltıyı vereceğini bildiğini söyleyerek bu acı gerçeği ne yazık ki gözler önüne serdi. Futbolcuların bu derece olaya hakim olması ise Türk futboluna son derece kötü bir imaj bırakmıştır. Özellikle hakemlerin federasyon tarafından etkiye alındığı söylenmektedir.

Eski futbolcu ve spor yorumcusu Rıdvan Dilmen’in NTV Spor’da yayınlanan programında yaptığı açıklamalar medyada bomba etkisi yaratmıştır.

“Misyonunu tamamlamış bir TFF var. Bu ne ya? İnsanları aptal yerine koyuyorsunuz. Yok vurmadı, yok o görüntü değildi. İstediğine görüntüden veriyorsun, istediğine vermiyorsun. Yayıncı kuruluştan 3 dakikadan görüntüden çıkarıyorsun federasyon olarak. Çok ciddi bir ithamda bulunuyorum. Benim şampiyonluk adayım Fenerbahçe değil. Beşiktaş’ın oynadığı futbola, Galatasaray’ın futboluna saygı duyuyorum, lafı yok ama siz karışmayacaksınız. Fitneyi siz koruyorsunuz. O güzel holdingleriniz başına geçin, bu işten çıkın. Çok ayıp oluyor”

“Bir insan ile ilgili sahte rapor hazırladınız. Devlete sesleniyorum. Çağlayan şurası. Ben de elimle belgeyle gideceğim. Çağlayan şurası. Rıdvan Dilmen bize iftira attı”

İşte Rıdvan Dilmen’in bu sözlerine TFF cephesinden henüz bir cevap gelmemiştir.

Türk Futbolu gün geçtikçe çok acı yerlere gitmektedir. TFF’nin oynadığı oyunlar Türk futbolunu etkisi altına almıştır. Kollanan takımlar yükselirken hakkı yenilen takımlar ise küme düşerek çok ağır bir biçimde cezalandırılmaktadır. Bu duruma sessiz kalmak ise Türk futboluna çok büyük bir yara açmaktadır.

Son olarak 7 Ekim 2017 tarihinde Fenerbahçe taraftarının yapacağı TFF’ye yürüyüşe renk ayırt etmeden tüm futbol severlerin katılması ve bu konuda Sarı – Lacivertli taraftarlara destek olması gerekmektedir. Aksi taktirde Türk futbolunun geleceği 18 yabancı oyuncuya bağlanacaktır.

Özellikle Türk futbolunun gelişimi için bu yürüyüşün önemi son derece yüksektir. Türkiye’nin dört bir yanından takımlarına gönül veren tüm taraftarların haklarını araması için bu yürüyüşte Fenerbahçe taraftarının yanında olması sadece Fenerbahçe için değil, bütün takımlar için son derece önemlidir.

Call of Duty®: WWII Oyun İncelemesi

Oyun dünyasının en sevilen serilerinden biri olan Call Of Duty, merakla beklenen son oyununu PC kullanıcılarına sundu. Henüz Beta versiyonu ile oynanabilen oyunun çıkış tarihi ise 3 Kasım 2017 olarak belirtildi. Activision, başarılı bir proje ile daha sektördeki konumunu korumaya devam ediyor.

Özlenen Call Of Duty Stili Geri Geliyor

Call Of Duty, ilk oyunlarında aksiyon dolu senaryolara sahipti. Oyuncular, serinin son oyunlarında bu özelliği göremediklerinden şikayetçiydiler. Son oyunların da kendilerine has bir senaryo yapıları mevcuttu. Call Of Duty: WW2 ise, eski oyunlardaki senaryo yapısının geri geldiği görülmektedir.

Oyunun Konusu

Oyunun isminden de anlaşılacağı gibi İkinci Dünya Savaşı konu alınıyor. İlk defa savaşa giden bir grup Amerikan askeri ise ana karakterleri oluşturuyor. Duygusal açıdan hassas bir senaryoya sahip olması, oyun severlerin heyecanlı bekleyişlerini daha da heyecanlı kıldı. Oyunun geliştirici ekibi, o dönemlerde gerçekten yaşanmış olayların hatırlatılmasına yardımcı olacak. Grafik konusunda çok fazla emek harcandığı görülebilmektedir. Oyuncular, Call Of Duty: WW2 oynarken kendilerini adeta savaşın içerisinde gibi hissedebilirler. Aksiyon dolu bir oynanışın sonunda, oyuncuların dinlenebilecekleri ve rahat nefes alabilecekleri kısımlar da eklenmiş.

Açılış Görevinin Önemi

Call Of Duty: WW2 oyuncuları, savaşın en önemli olaylarından biri ile oyuna başlıyor. D-Day olarak adlandırılan bu olay, Almanya’ya karşı açılan ikinci bir cepheyi ifade etmektedir. D-Day olayında, bugüne kadar gerçekleştirilmiş olan en büyük hava, kara ve deniz harekatı da gerçekleştirildi. Call Of Duty, oyuncuları bu önemli olay ile karşılamayı tercih etmiş. D-Day gibi kritik öneme sahip olayların birçoğuna oyunda yer verilmiştir.

Farklı Cephelerde Oynamak

Ana karakterler olarak Amerikan askerleri yer alsa da, savaşın diğer cephelerinden de oyuna bakmak mümkün. Fransız cephesinde bir bayan karakterin kontrol edilmesi de söz konusu. Savaşa tek taraflı bir yaklaşım olmaması için İngiliz, Kanada ve Fransız cepheleri gibi çeşitli cephelere de yer verilmiş. Oyun ekibi, 100 milyon insanı etkileyen bir olayın tek taraflı anlatılmaması için elinden geleni yapmış.

Çoklu Oyuncu Modu

Senaryo modu ile yukarıda belirtilen şekilde bir oyun keyfi sağlanırken, çoklu oyuncu modu sayesinde daha gerçekçi bir oyun keyfi elde edilebilir. Call Of Duty: WW2’nin en çok merak edilen özelliği de çoklu oyuncu modu oldu. “Create-a-Class” özelliği sayesinde, oyuncular kendi karakterlerini özelleştirme şansına sahip. Çoklu oyuncu modu için açıklanmış olan ve oyunda yer alan ülkeler ise Kanada, Avustralya, Amerika, İngiltere, İtalya, Fransa ve Almanya’dır. Ülke sayısının ana oyun için fazla olduğu düşünülecek olursa, bu ülkelerin ek paket olarak oyuna eklenmesi muhtemel görünüyor

Kış Modasında Öne Çıkanlar

İNCİ’YE MERHABA 

Her sezon değişen stil önerilerini yakalamak oldukça zor. Çünkü bir bakıyorsunuz geçtiğimiz sezon aıd bile anılmayan aksesuarların bu sezon vitrinlerdeki yeri oldukça büyük oluyor.Kış kapımızı çaldı.Yazlıklar dolaplara kalktı ne giyeceğimizi düşünür olduk.Yeni sezon alışverişine çıktıysanız eğer,sizlerde göreceksiniz ki ön planda rahat kesim modeller var.Özellikle soğuk havaların hızlı girişine kalın örgü kazaklar raflarda yerini almaya hazırlanıyor.Peki kalın örgü kazaklarda ne gibi renkler kullanacaksınız,tarçın rengini ilk sıraya yazın deriz biz.İçinizi ısıtmaya bu renk bile yetecek.Ayrıca bir tane de olsa kurtarıcı gri bir parça edinmelisiniz.

Şimdi biraz daha yeni sezonda gözümüze çarpan ayrıntılara şöyle bir bakalım: Özellikle inci işlemelerini oldukça farklı göreceğinizden emin olabilirsiniz.Bir çok ünlü marka aksesuarlarına inciyi ekledi bile.Özellikle kışın kullnacağınız berelerin üstünde,atkılar,eldivenlerin bir köşesinde görülecek olan bu şirin detay sizin de oldukça hoşunuza gidecek.

 UZUN ATKILAR 

Kışın vazgeçilmezlerinden biri de atkı tabii ki.Koyu renk paltolarınızla kombinleyeceğiniz gri ve uzun atkılar oldukça şık bir görüntüye kavuşmanızı sağlayacak.Uzun atkıların bir diğer avantajı ise oldukça sıcak tutmaları. Mevsimsel bir parça olan atkıyı kışın en iyi şekilde değerlendirmek istiyorsanız,kombinlerinizdeki renk uyumlarını gözardı etmeyin.Şık bir bere ile kombinleyeceğiniz bu atkılar zaten farklılıklarını görüntüsüyle de ortaya koymakta.Daha serbest ve rahat bir stile sahipseniz,uzun ve yumuşacık atkıları çok seveceksiniz.

KAHVERENGİ? 

Kışa yakışan bir diğer renk de kahverengi.Adı bile yetiyor.Kahverengiyi hangi kıyafetinizde kullanırsanız kullanın,bu küçük bir detay bile olsa bu renk kendinden konuşturmayı başarıyor. Elbette kışın sürekli koyu renk giyilecek diye bir kural yok ama kahverenginin de kendine has bir çok tonu olduğu gibi diğer açık renklerle de kolaylıkla kombinlenebilir.Mesela krem rengi bir atkı,altına örme kahverengi bir kazak.Turuncu eldivenlere ne dersiniz? Kullanacağınız renkleri sakin ve pastel tonlarda seçmek kışa daha çok yakışacaktır.Kahverenginin derideki namı da ortada.Uzun örgü elbisenin üzerine giydiğiniz kahverengi deri ceket,elbisenin de kullanılabilirlik alanını artıracaktır.Renkleri kullanmayı bildiğinizde ve bütün olarak uyumu yakaladığınız renklerden şikayetçide olmayacaksınız. Kendinize yeni bir kıyafet alırken,onu nasıl rahat kombinleyebileceğinizi göz önünde bulundurarak satın alın.Böylelikle sevdiğiniz kıyafeti daha uzun ömürlü kullanabileceksiniz.