Etkili Ders Çalışma Teknikleri

Öncelikli olarak verimli ve etkinli ders çalışmanın masa başında uzun saatler geçirmek olmadığını, bireyin önceden belirlediği hedefler doğrultusunda belirlediği programa günü güne uyarak çalışmak olduğunu belirtmek gerekir. Bu doğrultuda bakıldığında öğrenme faaliyetlerinde başarılı bir sonuç almanın yolunun çok çalışmaktan değil, etkili ve yeterli çalışmakta geçtiğini söylemek yanlış bir ifade olmayacaktır.

Bireyin etkili ders çalışma noktasında uygulayabileceği çeşitli teknikler mevcuttur. Bu teknikleri şu şekilde sıralamak ve detaylandırmak gerekir:

– Dersi Derste Dinlemek: Bireyin ders esnasında konsantrasyonunu en üst düzeyde tutması ve konuyla ilgili merak ettiği soruların cevabını o esnada öğrenmesi etkili ders çalışma yöntemlerinin ilk aşamasını oluşturur.

Elbette etkili ders dinlemek yalnızca bunlardan ibaret değildir. Ders esnasında önemli noktaların not edilmesi ve öğretmen ile göz teması kurulması da bu alt başlığa dahil edilebilir.

– Gün İçerisinde Öğrenen Bilgilerin Tekrar Edilmesi: Belirli bir başarı düzeyini yakalayan bireyler üzerinde yapılan araştırmalar ortak noktalarının; gün içerisinde öğrendiği bilgileri tekrar etmesinin yakaladıkları başarıda bir hayli etkili olduğunu ispat etmiştir. Bunun yanında tekrar edilmeyen bilgilerin % 50’ sinin unutulacağı, tekrar edildiği takdirde ise öğrenilenlerin % 70’ inin akılda kalacağı istatistiksel veriler ile kanıtlanmıştır. Yani genel olarak bakıldığında bireyin düzenli bir tekrar alışkanlığına sahip olması etkili ders çalışma teknikleri arasında büyük bir paya sahiptir.

– Sorular İle Konunun Kavranması: Etkili ders çalışma tekniklerinin üçüncü ayağını kavramaya çalışılan konu ile ilgili çözülen sorular oluşturur. Soru çözmek, teorideki bilgilerin bir nevi pratiğe dökülmesidir. Ayrıca bilgilerin uzun süreli bellekten kısa süreli belleğe geçiş hızını yani bilginin hatırlanma hızını arttıran faktörlerin başında o konuyla ilgili çözülen soru sayısı gelir.

– Bilgilerin Sistematik Bir Şekilde Belleğe Alınması: Etkin ders çalışma yöntemlerinden bir diğeri de çalışılması planlanan konuların bir sisteme yerleştirilmesi diğer bir deyişle ders çalışma programı içerisinde yerlerinin belli olmasıdır. Her bir konunun önem derecesine göre ona ayrılan sürenin de doğru belirlenmesi gerekir. Bireyin öğrenimi kolay bir konuda normalden fazla vakit harcaması diğer konulara ayırabileceği zamanın kısalması anlamına gelir.

Etkili ders çalışma tekniklerinin en büyük özelliği bir arada kullanıldıkları takdirde büyük bir etkiye sahip olmalıdır. Yukarıda belirtilen tekniklerin ayrı ayrı değil de bir bütün olarak ele alınması bireyin başarı olasılığını oldukça yükseltecektir.

Yeni Sınav Sisteminde Öğrencilerin Avantajları ve Dezavantajları

Yeni sınav sisteminde öğrencilerin avantajları ve dezavantajları konusunda sizlere bu yazımızda ayrıntılı bir şekilde bilgi vermeye ve sizleri bu konuda gerekli bilimsel işlemleri anlatmaya gayret göstereceğiz. Bilindiği gibi, yeni eğitim öğretim yılında farklı şekilde işlemler yapılacak ve denetim uzmanları farklı olarak bu sistemlere dahil olmuş olacaktır. Aslında bu konuda denetim uzmanı olarak görev yapan kişiler, tarafından açıklamaları göre YÖK’ün yapmış olduğu değişiklikten herhangi bir endişe duyulmaması öneriliyor. Bu değişim bireysel değil, bütün adayları etkileyecek bir değişimi olduğu için herkesin aynı stres altına girmiş olduğu da özellikle altı çiziliyor.

Yeni Sınav Sisteminde Öğrencilerin Avantajları ve Dezavantajları Nelerdir?

Yeni sınav sisteminde öğrencilerinin avantajları ve dezavantajları denildiği zaman, aslında biraz daha uzmanlaşmaya gidilmiş bir sınav sistemi ile karşı karşıya kaldığımızı belirtilmesinin de altı çiziliyor. Yeni sınav sisteminde Türkçe ve Matematik merkeze alınmış ve sözelciler için matematik, sayısalcılar için de Türkçe soruları dezavantaj olarak görülmekte. Gakat dünyada bilindiği gibi, sözel ve sayısal yetenek ölçmek için, böyle bir yöntem kabul görmekte. Bu yüzden dolayı da artık sistematik olarak işlem buna dönmekte ayrıca önceki sınav sisteminde sınav 4 aya yayıldığı için, stres ve baskıdan dolayı olumsuzluklar söz konusu olmaktaydı. Böylece çok daha riskli ve baskı hissedilen bir süreç oluşmaktaydı.

Yeni Sınav Sisteminde Öğrencilerin Avantajları ve Dezavantajları Hakkında

Bu yüzden dolayı da yeni sınav sisteminde en büyük avantajı bu olacağının özellikle altı çiziliyor. Yeni sınav sisteminde öğrencilerin avantajları ve dezavantajları konusunda söylenebilen en önemli noktalardan bir tanesi de gerekli puan belirleme ve çok dikkatli bir şekilde olması temel yeterlilik testi konusunda, Türkçe ve temel matematik sorularından oluşacağı, aynı zamanda da bu sistemlerin 1. oturumu girmesinde, aslında daha avantajlı bir durum oluşturacağı da altı çizilen önemli noktalardan bir tanesi burada 40 adet Türkçe ve 40 tane de temel matematik sorularından oluşan birinci oturum uygulaması ilk oturum olarak gerçekleşiyor ve cumartesi sabah oturumunda gerçekleşiyor. Bu da aslında öğrencilerin sınava girdiği sırada, daha kolay sorularla daha rahat bir şekilde sınavın ikinci etabında daha baskısız şekilde devam edeceği sistemini kendine getiriyorlar.

TEOG’un Kaldırılması ve Yeni Sistem

Geçtiğimiz günlerde TEOG sınavının kaldırılması, birçok kişinin, yerine hangi sistem gelecek diye meraklanmasına yol açmıştı. Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz, bir televizyon programına katıldı ve TEOG sınavının kaldırılması ile yerine nasıl bir sistemin geleceği hakkında önemli açıklamalarda bulundu.

TEOG sınavının yerine hangi sınavın geleceği merakla beklenirken, Milli Eğitim Bakanı, TEOG’un yerine nasıl bir sistem uygulayacaklarını TV programında anlattı. TEOG’un kaldırılması ile üzerinde çalıştıkları yeni modele ilişkin üç tane alternatif üzerinde durduklarını açıklayan Yılmaz, “Orta bölümdeki okulların ve üstteki yüzde 5’lik ve 10’luk oranın başarı puanı baz alınarak çağırılacak çocuklar arasından yapılacak bir sınavla yerleştirme yapılabileceğini açıkladı. Bunun dışında hiçbir uygulama yapılmadan, okuldaki başarı puanlarıyla da çocukların yerleştirmesi yapılabileceğini belirtti.

TEOG yerine getirilecek sistemin neden bir ihtiyaç haline dönüştüğünün bilinmesi gerektiğini savunan bakan, ölçme ve değerlendirmenin test ile yapılmasının, öğrenciler arasında rekabet ve yarışa neden olduğunu, yaşları daha küçük olan bu çocukların 6. sınıftan sonra sınava hazırlanmakla yıllarını harcadığını, hayatlarının sosyolojik, psikolojik ve fiziksel yönden en çok geliştikleri dönemde sınava hazırlanmakla uğraştıklarını belirtti. İsmet Yılmaz, daha nitelikli bir eğitim verilmesi gerektiği için TEOG’un kaldırılmasının uygun olduğunu savundu. TEOG yerine gelecek alternatif yöntemler hakkında da bilgi veren Bakan Yılmaz, bu yöntemlerden birincisinin, liselerin kendi sınavlarını yapması olduğunu, soruların okullardaki öğretmenlerce hazırlanacağını ve bu öğretmenlerin sınavları yapacağını anlattı. Sonuçların asıl ve yedek olarak ilan edileceğini belirten Yılmaz, daha sonra bunun sakıncalı olduğundan bahsederek, Türkiye’de yaklaşık on bin tane eğitim kurumu var ve sınavlar mutlaka aynı gün olacak. Çakışmayacağı bir gün bulmak imkânsız dedi.

Milli Eğitim Bakanı Yılmaz, ilk kez bu yıl öğrencilerin, kültürel, sosyal, sanatsal ve sportif faaliyetlerinin de kayıt altına alınacağını belirtti. Hem dersleri çok iyi olan, hem de projelerle birlikte sosyal faaliyetleri de iyi olan öğrencilerin bir adım daha öne çıkacağını belirtti. Ölçme ve değerlendirme olmadan bir eğitim sisteminin başarılı olamayacağını anlatan bakan, TEOG yerine gelecek sisteme ilişkin projeleri anlattı ve soruların bakanlıkça merkezi olarak hazırlanacağını ve öğrencilerin okullarında sınavlara gireceğini anlattı.