Teşekkürler Milli Takım!

Türkiye’nin ev sahipliği yaptığı Avrupa Ampute Futbol Federasyonu (EAFF) Avrupa Şampiyonası Türk Milli Takımımızın şampiyonluğu ile sonuçlandı. Son maçta zorlu rakibi İngiltereyi 2-1 yenerek kupaya ulaşan Ay Yıldızlılar Türk halkını sevince boğdu.

Özellikle futbolda son yıllarda alınan kötü sonuçlar Türk halkını oldukça öfkelendirmiş ve oyunculara büyük protestolar yapmıştı. Hatırlanacağı üzere son olarak İzlandaya kaybedilen karşılaşma sonrası futbolcular Arda Turan, Caner Erkin, Mehmet Topal gibi takımın önde gelen isimlerine tepkiler çığ gibi büyümüştü. İzlanda karşısında oynanan etkisiz futbol ve dünya kupası şansının son bulması taraftarın sabrını taşıran olay olmuştu. Özellikle futbolculardan Arda Turan’ın oyundan alınırken gülmesi sosyal medyada çok büyük bir tepkiye sebep olmuştur.

Yaşanan bu gelişmelerin ardından Ampute Futbol Takımımız Türkiye’de düzenlenen Avrupa Şampiyonasında İngiltereyi 2-1 ile geçerek Avrupa Şampiyonu olarak Türk halkına büyük sevinç yaşatmıştır. Oyuncuların kimisi mayına basarak bir bacağını kaybetmiş, kimisi Maden kazansında bir bacağını kaybetmiş olmasına rağmen içlerinde bulunan Ay Yıldız sevgisi engel tanımamıştır.

Mücadeleyi, Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, Spor Genel Müdürü Mehmet Baykan, Türkiye Bedensel Engelliler Spor Federasyonu Başkanı Arif Ümit Uztürk, Beşiktaş Kulübü Başkanı Fikret Orman ve Galatasaray Kulübü Başkanı Dursun Özbek, Fatih Terim, Bilal Erdoğan ve Mustafa Denizli’nin yanı sıra çık sayıda taraftar izledi. Kupa töreninde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın telefon ile takım kaptanı ve yöneticiler ile yaptığı telefon görüşmesi ile bütün takımı tebrik etti.

Türk halkına ve türk futbol severlerine yaşattığınız bu tarafi anlatılmayan duygu için tüm Ampute Milli Takımını tebrik ediyoruz. Türkiye sizinle gurur duyuyor!

Türk futboluna TFF’nin etkisi

Son zamanlarda Türkiye’nin gündemini oldukça yoğun eden ve özellikle Fenerbahçe’nin sürekli dile getirdiği TFF’nin görevini kötüye kullanma sorunu devam etmektedir. Özellikle spor kamuoyunun savunduğu Beşiktaş’ı koruma mantığı son zamanlarda oldukça gündeme gelmiş ve spor medyasının diline düşmüştür.

Geçtiğimiz hafta sonu oynanan Elazığspor – Rizespor maçında Rizesporlu Futbolcu Halil İbrahim Sönmez kendisini yere attığını ve hakemin penaltıyı vereceğini bildiğini söyleyerek bu acı gerçeği ne yazık ki gözler önüne serdi. Futbolcuların bu derece olaya hakim olması ise Türk futboluna son derece kötü bir imaj bırakmıştır. Özellikle hakemlerin federasyon tarafından etkiye alındığı söylenmektedir.

Eski futbolcu ve spor yorumcusu Rıdvan Dilmen’in NTV Spor’da yayınlanan programında yaptığı açıklamalar medyada bomba etkisi yaratmıştır.

“Misyonunu tamamlamış bir TFF var. Bu ne ya? İnsanları aptal yerine koyuyorsunuz. Yok vurmadı, yok o görüntü değildi. İstediğine görüntüden veriyorsun, istediğine vermiyorsun. Yayıncı kuruluştan 3 dakikadan görüntüden çıkarıyorsun federasyon olarak. Çok ciddi bir ithamda bulunuyorum. Benim şampiyonluk adayım Fenerbahçe değil. Beşiktaş’ın oynadığı futbola, Galatasaray’ın futboluna saygı duyuyorum, lafı yok ama siz karışmayacaksınız. Fitneyi siz koruyorsunuz. O güzel holdingleriniz başına geçin, bu işten çıkın. Çok ayıp oluyor”

“Bir insan ile ilgili sahte rapor hazırladınız. Devlete sesleniyorum. Çağlayan şurası. Ben de elimle belgeyle gideceğim. Çağlayan şurası. Rıdvan Dilmen bize iftira attı”

İşte Rıdvan Dilmen’in bu sözlerine TFF cephesinden henüz bir cevap gelmemiştir.

Türk Futbolu gün geçtikçe çok acı yerlere gitmektedir. TFF’nin oynadığı oyunlar Türk futbolunu etkisi altına almıştır. Kollanan takımlar yükselirken hakkı yenilen takımlar ise küme düşerek çok ağır bir biçimde cezalandırılmaktadır. Bu duruma sessiz kalmak ise Türk futboluna çok büyük bir yara açmaktadır.

Son olarak 7 Ekim 2017 tarihinde Fenerbahçe taraftarının yapacağı TFF’ye yürüyüşe renk ayırt etmeden tüm futbol severlerin katılması ve bu konuda Sarı – Lacivertli taraftarlara destek olması gerekmektedir. Aksi taktirde Türk futbolunun geleceği 18 yabancı oyuncuya bağlanacaktır.

Özellikle Türk futbolunun gelişimi için bu yürüyüşün önemi son derece yüksektir. Türkiye’nin dört bir yanından takımlarına gönül veren tüm taraftarların haklarını araması için bu yürüyüşte Fenerbahçe taraftarının yanında olması sadece Fenerbahçe için değil, bütün takımlar için son derece önemlidir.

Avrupalı Beşiktaş

Dün oynanan Beşiktaş – Leipzig maçı Türk spor tarihi ve Beşiktaş tarihi için oldukça önemli bir karşılaşmaydı. Ve kazanan taraf temsilcimiz Beşiktaş oldu. Porto galibiyeti sonrası evinde çıkacağı ilk Şampiyonlar ligi karşılaşması taraftar olarak ve takım olarak son derece önemliydi ve Beşiktaş oynadığı güzel futbol ve aldığı galibiyet ile ülkemize ve taraftarına büyük bir sevinç yaşatmıştır.

Tarihinde ilk kez Alman ekiplerine karşı galibiyet alan Beşiktaş bu konuda da şeytanın bacağını kırarak kötü talihine son vermiştir. Şampiyonlar liginde 2’de 2 yaparak Grup liderliği sürdüren Kara Kartallar ülke puanı için de oldukça verimli bir Şampiyonlar ligi başlangıcı yapmıştır.

İlk yarı alınan 2-0 lık skor soyunma odasına temsilcimizi büyük bir motive ile götürmüştür. Rakibi ise büyük bir baskıya itmiştir. Leipzig takımında Timo Werner’in oyundan çıkması tüm oyun stratejisini etkilemiştir. Werner’in oyundan çıkmasının sebebi hala anlaşılmadığı gibi kafalarda büyük de bir soru işareti bırakmıştır. Kimi kesim Taraftarın ıslık sesinden dolayı etkilendiği, kimisine göre de zaten hasta olduğu söyleniyor. Werner’in çıkması ile daha ofansif bir yapıya bürünen Leipzig takımı maçın ikinci yarısında golü arayan taraf oldu fakat Beşiktaş savunması ve Kaleci Fabri’yi geçmeyi başaramadı.

Porto karşılaşması ile başlayan Şenol Güneş stratejileri belli ki Leipzig karşısında da son derece önemli bir rol oynamıştır. Özellikle son Fenerbahçe maçından büyük yaralar alarak çıkan bir takımın sadece 4 gün sonra bu denli bir karşılaşmaya çıkıp böyle mücadele edip kazanacağı spor yorumcuları tarafından biraz zor görünüyordu. Fakat Beşiktaş takımı herkesi oynadığı futbola ve verdiği mücadeleye hayran bırakmayı başardı.

Şimdi sırada bu iki galibiyeti taçlandırmak için kazanılması gereken bir Monaco maçı var. Monaco, Porto ve Leipzig’e oran ile daha derli toplu ve oturmuş bir takıma sahip. Zor bir karşılaşma olacak fakat temsilcimiz artık Avrupalı Beşiktaş olduğu için nasıl kendini motive edeceğini çok iyi bilen bir ekip haline gelmiştir. Burda Şenol Güneş’in maç stratejisi ve oyunu çözmesi çok önemli bir yer alacak. Fakat umut ediyoruz kazanan temsilcimiz Beşiktaş olacaktır.

Avrupalı Beşiktaş‘a Şampiyonlar Ligi macerasında başarılar diliyoruz.