Akıllı Telefon Kullananlar Dikkat !

KREDİ KARTINIZ VE ŞİFRELERİ TEHLİKEDE OLABİLİR

Hackerların son yöntemi sizleri çok şaşırtacak. Bu kadar da olmaz denilen bu yöntemle telefonda yaptığınız tüm hareketler kayıt altına alınırken, konudan haberiniz dahi olmuyor. Herhangi bir mail, ileti almadan, herhangi bir siteye girmeye dahi gerek kalmadan telefonunuz içerisinde bulunan tüm bilgiler sizden habersiz alınabilir hatta yine haberiniz dahi olmadan sizin taraf

TELEFONUNUZUN YÖNETİMİ KORSANLARIN ELİNE NASIL GEÇİYOR

Korsanların telefonunuzu ele geçirme yöntemi, bu kez farklı bir metodala çalışıyor. İnternet’e girmenize dahi gerek kalmayan bu son yöntemde, korsanlara sadece açık kalmış ya da açık bırakılmış bir bluetooth yetiyor. Kalabalık bir ortamda açık kalmış herhangi bir bluetooth üzerinden yarım dakikalık bir süre, telefonun ele geçirilmesi için yetiyor.

ELE GEÇİRİLEN BİR TELEFON ÜZERİNDEN NE GİBİ İŞLEMLER YAPILABİLİR

Ele geçirilen bir telefon üzerinden kullanıcının telefon üzerinde yaptığı tüm hareketler kayıt altına alınabilir. Kredi kartı şifrelerinden, banka şifrelerine kadar özel bilgiler alınabileceği gibi, telefon üzerinden dinleme dahi yapılabilmekte, kişinin konum bilgisine kadar tüm bilgilerine rahatlıkla ulaşılabilmektedir. (örneğin konum bilginize ulaşan bir korsan ne zaman evde olup olmadığınızı rahatlıkla bilir ve bunu kötü amaçları doğrultusunda kullanabilir) Tüm bunların yanında belki de işin en kötü kısmı olan telefonun tüm kullanımı da ayrıca karşı taraftaki korsanın eline geçebilmektedir. Böylelikle Türk Ceza Kanununda adı geçen Bilişim Suçları başlığı altında geçen suçlar da sizin haberiniz olmasa dahi, sanki siz işlemişsiniz gibi işleme konulabilmektedir. Örneğin herhangi bir resmi devlet sitesinin çalışmaması istendiğinde siz ve sizin gibi telefonu ele geçirilmiş kurbanlar üzerinden bahse konu site/sitelere saldırı yapılabilmekte, bu şekilde sizde her ne kadar istemeseniz de bir siber ordunun askeri olabilirsiniz. Ayrıca bu yöntemin Avrupa’da da çok kullanıldığı bilinmektedir.

TELEFONUMUN BLUETOOTH YÖNTEMİYLE ELE GEÇİRİLMEMESİ İÇİN NE YAPABİLİRİM

Böylesine tarafınıza sıkıntı oluşturabilecek bu konuyu aslında çok basit yöntemlerle önleyebilir ve engelleyebilirsiniz. Bununla ilgili de öncelikli olarak özellikle kalabalık ortamlarda telefonunuzda bulunan bluetooth’u açık bırakmamaya eğer açtıysanız da işiniz biter bitmez kapatmaya özen göstermelisiniz.

Siz siz olun bu benim başıma gelmez demeyin çünkü böyle bir suçun mağduru olduğunuzda her şey için çok geç olabilir.

Türk futboluna TFF’nin etkisi

Son zamanlarda Türkiye’nin gündemini oldukça yoğun eden ve özellikle Fenerbahçe’nin sürekli dile getirdiği TFF’nin görevini kötüye kullanma sorunu devam etmektedir. Özellikle spor kamuoyunun savunduğu Beşiktaş’ı koruma mantığı son zamanlarda oldukça gündeme gelmiş ve spor medyasının diline düşmüştür.

Geçtiğimiz hafta sonu oynanan Elazığspor – Rizespor maçında Rizesporlu Futbolcu Halil İbrahim Sönmez kendisini yere attığını ve hakemin penaltıyı vereceğini bildiğini söyleyerek bu acı gerçeği ne yazık ki gözler önüne serdi. Futbolcuların bu derece olaya hakim olması ise Türk futboluna son derece kötü bir imaj bırakmıştır. Özellikle hakemlerin federasyon tarafından etkiye alındığı söylenmektedir.

Eski futbolcu ve spor yorumcusu Rıdvan Dilmen’in NTV Spor’da yayınlanan programında yaptığı açıklamalar medyada bomba etkisi yaratmıştır.

“Misyonunu tamamlamış bir TFF var. Bu ne ya? İnsanları aptal yerine koyuyorsunuz. Yok vurmadı, yok o görüntü değildi. İstediğine görüntüden veriyorsun, istediğine vermiyorsun. Yayıncı kuruluştan 3 dakikadan görüntüden çıkarıyorsun federasyon olarak. Çok ciddi bir ithamda bulunuyorum. Benim şampiyonluk adayım Fenerbahçe değil. Beşiktaş’ın oynadığı futbola, Galatasaray’ın futboluna saygı duyuyorum, lafı yok ama siz karışmayacaksınız. Fitneyi siz koruyorsunuz. O güzel holdingleriniz başına geçin, bu işten çıkın. Çok ayıp oluyor”

“Bir insan ile ilgili sahte rapor hazırladınız. Devlete sesleniyorum. Çağlayan şurası. Ben de elimle belgeyle gideceğim. Çağlayan şurası. Rıdvan Dilmen bize iftira attı”

İşte Rıdvan Dilmen’in bu sözlerine TFF cephesinden henüz bir cevap gelmemiştir.

Türk Futbolu gün geçtikçe çok acı yerlere gitmektedir. TFF’nin oynadığı oyunlar Türk futbolunu etkisi altına almıştır. Kollanan takımlar yükselirken hakkı yenilen takımlar ise küme düşerek çok ağır bir biçimde cezalandırılmaktadır. Bu duruma sessiz kalmak ise Türk futboluna çok büyük bir yara açmaktadır.

Son olarak 7 Ekim 2017 tarihinde Fenerbahçe taraftarının yapacağı TFF’ye yürüyüşe renk ayırt etmeden tüm futbol severlerin katılması ve bu konuda Sarı – Lacivertli taraftarlara destek olması gerekmektedir. Aksi taktirde Türk futbolunun geleceği 18 yabancı oyuncuya bağlanacaktır.

Özellikle Türk futbolunun gelişimi için bu yürüyüşün önemi son derece yüksektir. Türkiye’nin dört bir yanından takımlarına gönül veren tüm taraftarların haklarını araması için bu yürüyüşte Fenerbahçe taraftarının yanında olması sadece Fenerbahçe için değil, bütün takımlar için son derece önemlidir.

Call of Duty®: WWII Oyun İncelemesi

Oyun dünyasının en sevilen serilerinden biri olan Call Of Duty, merakla beklenen son oyununu PC kullanıcılarına sundu. Henüz Beta versiyonu ile oynanabilen oyunun çıkış tarihi ise 3 Kasım 2017 olarak belirtildi. Activision, başarılı bir proje ile daha sektördeki konumunu korumaya devam ediyor.

Özlenen Call Of Duty Stili Geri Geliyor

Call Of Duty, ilk oyunlarında aksiyon dolu senaryolara sahipti. Oyuncular, serinin son oyunlarında bu özelliği göremediklerinden şikayetçiydiler. Son oyunların da kendilerine has bir senaryo yapıları mevcuttu. Call Of Duty: WW2 ise, eski oyunlardaki senaryo yapısının geri geldiği görülmektedir.

Oyunun Konusu

Oyunun isminden de anlaşılacağı gibi İkinci Dünya Savaşı konu alınıyor. İlk defa savaşa giden bir grup Amerikan askeri ise ana karakterleri oluşturuyor. Duygusal açıdan hassas bir senaryoya sahip olması, oyun severlerin heyecanlı bekleyişlerini daha da heyecanlı kıldı. Oyunun geliştirici ekibi, o dönemlerde gerçekten yaşanmış olayların hatırlatılmasına yardımcı olacak. Grafik konusunda çok fazla emek harcandığı görülebilmektedir. Oyuncular, Call Of Duty: WW2 oynarken kendilerini adeta savaşın içerisinde gibi hissedebilirler. Aksiyon dolu bir oynanışın sonunda, oyuncuların dinlenebilecekleri ve rahat nefes alabilecekleri kısımlar da eklenmiş.

Açılış Görevinin Önemi

Call Of Duty: WW2 oyuncuları, savaşın en önemli olaylarından biri ile oyuna başlıyor. D-Day olarak adlandırılan bu olay, Almanya’ya karşı açılan ikinci bir cepheyi ifade etmektedir. D-Day olayında, bugüne kadar gerçekleştirilmiş olan en büyük hava, kara ve deniz harekatı da gerçekleştirildi. Call Of Duty, oyuncuları bu önemli olay ile karşılamayı tercih etmiş. D-Day gibi kritik öneme sahip olayların birçoğuna oyunda yer verilmiştir.

Farklı Cephelerde Oynamak

Ana karakterler olarak Amerikan askerleri yer alsa da, savaşın diğer cephelerinden de oyuna bakmak mümkün. Fransız cephesinde bir bayan karakterin kontrol edilmesi de söz konusu. Savaşa tek taraflı bir yaklaşım olmaması için İngiliz, Kanada ve Fransız cepheleri gibi çeşitli cephelere de yer verilmiş. Oyun ekibi, 100 milyon insanı etkileyen bir olayın tek taraflı anlatılmaması için elinden geleni yapmış.

Çoklu Oyuncu Modu

Senaryo modu ile yukarıda belirtilen şekilde bir oyun keyfi sağlanırken, çoklu oyuncu modu sayesinde daha gerçekçi bir oyun keyfi elde edilebilir. Call Of Duty: WW2’nin en çok merak edilen özelliği de çoklu oyuncu modu oldu. “Create-a-Class” özelliği sayesinde, oyuncular kendi karakterlerini özelleştirme şansına sahip. Çoklu oyuncu modu için açıklanmış olan ve oyunda yer alan ülkeler ise Kanada, Avustralya, Amerika, İngiltere, İtalya, Fransa ve Almanya’dır. Ülke sayısının ana oyun için fazla olduğu düşünülecek olursa, bu ülkelerin ek paket olarak oyuna eklenmesi muhtemel görünüyor