Canlı Radyo Dinle

Müzikçalarlara genel olarak baktığımız zaman sizin aradığınız ya da koyduğunuz parçaları çalar. Ancak radyoların bu şekilde bir durumu söz konusu değildir. kafanıza uygun yani sizin müzik keyfinizi yansıtacak olan canlı radyo dinlediğiniz de siz zamanın akışına uyarsınız ve parçalar arka arkaya istediğiniz şekilde çalar. Radyonun büyüsü kendi içerisinde çok farklıdır. Yani insanlar radyo dinlerken aslında sonradan gelen parçayı da merak ederler. Bu da ister istemez bir sonraki parçanın neler olduğunu bilmeden dinlemenize imkan tanır.

CD ya da MP3 gibi müzik çalarlar sizin çaldığınız parçaları dinlemenize imkan tanırken radyonun farklı bir avantajı daha vardır o da hiç bilmediğiniz parçalara yer vermesidir. Yani bu zamana kadar duymadığınız bir parça ya da sanatçı ilk kez dinlediğiniz de sizi etkisi altına alabilir. MP3 dinliyorsanız bu durumda sonraki parçaları da bildiğiniz için hep aynı tarzı dinlermişsiniz gibi bir his oluşturacaktır. Online radyo dinlemenin avantajlarından birisi de ikili ilişkilere yer verilebiliyor olması. Yani sunucu dinleyiciyle birebir görüşme yapabiliyor ve bu sayede dinlenen müziğin interaktif hale gelmesine imkan tanınıyor. Sonuç olarak müzik evrenseldir ve her insanın dinlediği kendince bir müzik tarzı vardır. Ancak bir müzik tarzını daha fazla dinliyor olmanız demek diğer müzik tarzlarını görmezden geleceğiniz anlamına gelmemelidir. Bu nedenle canlı radyolar hem keyif verici hem de daha heyecanlıdır.

Vücut hormonları

İnsanların kafasındaki şey kendi davranışlarının kendi sorumlulukları altında olduğudur. Yani her insan hareketlerini, düşüncelerini ve zihnini kontrol altında tutabilir. Bu sayede vücut hareketlerini kendisi kontrol edebilir. Ancak zihnimizin dışında bir durum vardır ki o da vücut hormonlarıdır. Yani hormonlarımız bazen biz istemesek bile bize baş kaldırabiliyorlar. Kısacası aslında vücudunuz sizin değil hormonlarınızın kontrolü altındadır. Örneğin proteinlerin görevi vücudun düzenlenmesini sağlamaktır. Yani insülin ve diyabeti düşünebilirsiniz. Fakat proteinlerin tek görevi düzenleyici değil aynı zamanda beynimizi yıkayan kimyasal bilginin de bir kaynağıdır. Kısacası insan sağlıklı yaşam sürerken bu hormonun birden yükselmesiyle olduğu karakterden çok daha başka birisine saniyeler içerisinde dönüşebilir. O zaman şöyle düşünmek gerekiyor ki insan yaşadığı bir olay karşısında bazen istemeden kendini kaybedebiliyor.

Olayı daha da çeşitlendirebilmek mümkündür. Yani her hormonun kendince bir ya da daha fazla görevi vardır. Bazı hormonların eksik ya da fazla olmasında hastalıklar ortaya çıkarken en çok bildiğimiz oksitosin yani diğer bir adıyla aşk hormonu tamamen bizim kontrolümüz dışında hareket eder. Bazen aşık olabiliriz bazen de ağrı ya da sancı hissedebiliriz. Hatta aşık olduğunda karnının ağrıdığını söyleyenleri de duymuşsunuzdur. İşte bunların tamamı bir şehir efsanesi değil vücudumuzdaki hormonların bize oynadığı oyunları gösteriyor. Sonuç olarak insan bazen kendini bile tanıyamayan bir canlı haline dönüşebilir.

Haberler

Taşı toprağı altın diyerek gelinen İstanbul’un tarihi kadar trafiğinin de dillere destan olduğunu biliyoruz. Evinizden çıktıktan sonra gitmek istediğiniz bir noktaya ulaşmanız 1 saatin altında olmuyor. Dolayısıyla İstanbul güzel olduğu kadar içinden çıkılması imkansız bir şehir haline de gelebiliyor. İstanbul’un dilinden ancak İstanbullu olan anlar bunun için eğer bu şehirde yaşamayı göze alacaksanız o zaman havasına suyuna, trafiğine ve insanına alışmak zorundasınız. Bunun içinde günlük İstanbul hava durumunu takip ediyor gibi olup biten akışı takip etmelisiniz.

Örneğin Türkiye’de haber konusunda sıkıntı yaşanmayacak olan tek şehir diyebiliriz. Kalabalık olan nüfusu sayesinde her gün yeni bir olay haberlere konu oluyor. Bunun içinde hayatınızda yaptığınız her şeyi planlı bir şekilde idare ettirmek zorundasınız. Planın dışına çıktığınızda gününüz size yetmeyeceği gibi bazen de tıkanıp kalabilirsiniz. Sonuç olarak şöyle söylemeliyiz ki İstanbul dünyanın pek çok şehrinden hatta ülkesinden hem büyük hem de güzel. Tarihi şanlarla dolu olan İstanbul’da yaşamamış olsanız bile mutlaka gelmeniz ve görmeniz gerekir. Çünkü İstanbul’u görmek demek Osmanlıyı anlamak ve tarihinizi öğrenmek demektir. Bu nedenle İstanbul başkent olmasa bile başkentten çok daha önemli ve anlamlı bir şehirdir. İstanbul’ a dışarıdan bakanlar yaşanmayacağını düşünür, ancak İstanbullu olan herkeste başka bir yerde yaşayabileceğini düşünemez. Bunun için İstanbul seveni ve sevmeyeni ile bu coğrafyanın adeta bir incisi konumundadır.